İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump, Washington’daki Beyaz Saray’da bir araya gelerek İran merkezli bölgesel gerilimi ve askeri seçenekleri kapsayan kritik bir zirve gerçekleştirdi. İki liderin basına kapalı yaptığı görüşmede; Tahran yönetimine karşı izlenecek üç ana yol haritası (diplomatik anlaşma, ağırlaştırılmış ekonomik baskı ve geniş kapsamlı askeri operasyon) detaylıca değerlendirildi.
Zirvenin ardından açıklamalarda bulunan Netanyahu, ABD ile İsrail arasındaki ittifakın “granitten bir duvar gibi sağlam” olduğunu belirterek, iki ülkenin İran’ın nükleer silaha ulaşmasını engelleme konusunda tam bir mutabakat içinde hareket ettiğini vurguladı.
“Amacımız savaş değil, nükleer silahsızlanma”
İsrailli üst düzey bir yetkilinin aktardığı bilgilere göre Netanyahu, Trump’a temel hedeflerinin İran’la doğrudan bir savaş başlatmak değil, rejimin nükleer silahlara erişimini kesin olarak engellemek olduğunu iletti.
İsrail tarafı, Tahran’ın Jabal al-Fas tesisinde uranyum zenginleştirme faaliyetlerine devam ettiğini ancak yürütülen operasyonlar neticesinde nükleer programın ağır hasar aldığını öne sürdü. Görüşmede paylaşılan verilere göre, süreç boyunca 20’ye yakın nükleer bilimcinin öldüğü, santrifüjlerin büyük zarar gördüğü ve İran’ın elindeki balistik füze stokunun 1.500 ile 1.600 seviyesine gerilediği iddia edildi.
Mücteba Hamaney’in durumu, Suriye ve Batı Şeria planı
Zirvede İsrail tarafı, bölgedeki güncel askeri ve siyasi duruma ilişkin kritik verileri de ABD heyetiyle paylaştı:
-
Mücteba Hamaney Kesin Olarak Hayatta: Saldırılarda eski Dini Lider Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesinin ardından, oğlu Mücteba Hamaney’in de öldüğüne yönelik basında çıkan iddialar İsrailli yetkili tarafından yalanlandı; Mücteba Hamaney’in kesin olarak hayatta olduğu doğrulandı.
-
Suriye Sınır Hattı: Netanyahu, İsrail’in Suriye’deki askeri varlığının sınırlı olduğunu ve yalnızca güvenlik ihtiyaçlarına dayandığını gösteren haritaları Trump’a sundu.
-
Batı Şeria Kamplarına Yeni Operasyon: İsrail ordusunun işgal altındaki Batı Şeria’da yer alan mülteci kamplarına yönelik yeni bir askeri operasyon hazırlığında olduğu ve Netanyahu’nun güvenlik birimlerine bu doğrultuda plan hazırlama talimatı verdiği kaydedildi.
“İran her yöne saldıran bir rejim”
Zirve sonrası Fox News televizyonuna röportaj veren Netanyahu, Trump ile yaptıkları görüşmeyi “şimdiye kadar gerçekleştirdiğimiz en iyi toplantılardan biri” olarak nitelendirdi. İran’ın Suudi Arabistan, Kuveyt, Bahreyn ve BAE gibi bölge ülkelerini sürekli tehdit ettiğini ve kendi halkına baskı uyguladığını hatırlatan Netanyahu şu ifadeleri kullandı:
“İran rejimi henüz nükleer silahlara sahip değilken bile çevresindeki herkese saldırıyor. Böyle bir rejimin nükleer silaha ulaştığı bir senaryoda dünyaya neler yapabileceğini hayal edin. Bizim ve Washington’ın tek amacı bu felaket senaryosunu engellemektir.”
Tahran yönetimi içindeki görüş ayrılıkları
İran içindeki rejim kliklerine değinen Netanyahu, Tahran’daki anlaşmazlıkların ideolojik olmaktan ziyade Washington ve Tel Aviv’in kararlılığını test etme odaklı olduğunu savundu. Bazı grupların Trump’ın sert tutumundan çekindiğini, diğer grupların ise “ABD’yi yönlendirebileceklerini” düşünerek daha radikal adımlar atılması gerektiğini savunduğunu belirtti.
Netanyahu, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini tehdit eden veya İsrail’e yönelik olası her türlü saldırıya “ezici bir güçle” karşılık vereceklerini vurgulayarak, Washington ile Tel Aviv arasında çatlak arayanların hayal kırıklığına uğrayacağını sözlerine ekledi.



