İşgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyinde yer alan Nablus kenti, her geçen gün genişleyen yasa dışı yerleşim birimleri ve askeri kısıtlamalar nedeniyle ağır bir kuşatma altında bulunuyor. Kentin etrafını saran yerleşim sayıları artarken, bölgede yaşayan sivillere yönelik şiddet eylemleri de tırmanışa geçmiş durumda.
En az 10 sabit askeri kontrol noktası, onlarca demir kapı ve toprak barikatla 60’tan fazla yerleşim yerinden izole edilen Nablus’ta, kentin ana ulaşım damarları ve köylerle olan bağlantıları tamamen kesilmiş halde.
Tarihsel süreç: Yerleşimlerin adım adım yayılması
1967’den günümüze yerleşim haritası
Nablus’taki yerleşim faaliyetleri 1967 işgalinden bu yana belirleyici aşamalardan geçti:
-
1967–1976: Alon Planı çerçevesinde Ürdün Vadisi odaklı yalnızca 2 stratejik yerleşim kuruldu.
-
1977–1984: Likud Partisi’nin iktidara gelmesi ve radikal grupların nüfuz kazanmasıyla 10 yeni yerleşim birimi açıldı.
-
1990’lar: Barış görüşmeleri ve dondurma kararları sebebiyle süreç yavaşladı, sadece 1 yeni yerleşim eklendi.
-
Günümüz durumu: 2022’ye kadar 13 yerleşim ve 30 kaçak karakol bulunan bölgede, günümüzde resmi yerleşim sayısı 18’e, kaçak karakol sayısı 53’e ulaştı. Ayrıca 14 askeri mevzi kentin etrafına konuşlandırıldı.
2014 yılında bölgede yaklaşık 16 bin olan yerleşimci nüfusu, resmi verilere göre 25 bin 200’ü aşmış durumda. Yitzhar, Elon Moreh, Itamar, Bracha ve Homesh gibi yapılar kentin çevresindeki tarım arazilerini ve stratejik tepeleri parça parça bünyesine katıyor.
Tırmanan yerleşimci şiddeti ve sistemli saldırılar
Kundaklamalardan organize baskınlara
Bölgede radikal gruplar tarafından yürütülen şiddet eylemleri, münferit olaylar olmaktan çıkarak sistemli bir baskı aracına dönüştü.
2015 yılında Duma köyünde Dawabsheh ailesinin evinin molotofkokteyli ile yakılması sonucu 3 aile ferdi hayatını kaybetmişti. 2023 yılında Huwara kasabasına düzenlenen geniş çaplı saldırılarda 1 kişi yaşamını yitirmiş, yüzlerce kişi yaralanmış ve milyonlarca dolarlık mülk tahrip edilmişti. Temmuz 2026’da gerçekleşen Tel saldırısı ise yerleşimci grupların doğrudan askeri unsurlarla koordineli hareket ettiği yeni bir tırmanma aşamasını gözler önüne serdi.
2023 sonrası stratejik hamleler: Yeni karakollar ve ağaç kesimleri
Ebal Dağı ve yeni mevziler
İsrail yönetimi, 2005 yılında tahliye ettiği Homesh gibi yerleşim alanlarına geri dönülmesini yasallaştırırken, Mart 2026’da Nablus’un en yüksek noktası olan Ebal Dağı tepesine yeni bir yerleşim karakolu kurdu. Bu hamle, Mayıs 2025’te onaylanan ve 22 yeni yerleşim yerinin meşrulaştırılmasını öngören kararın bir parçası olarak hayata geçirildi.
Ayrıca, bölgedeki tarım altyapısını hedef alan güvenlik kararları doğrultusunda Salem, Burin, Madama ve Burqa gibi köylerde binlerce zeytin ağacı sökülerek alanlar çoraklaştırıldı.
Kuşatmanın arkasındaki stratejik hedef
Duvar ve Yerleşim Direniş Heyeti Dokümantasyon Müdürü Amir Daoud, Nablus’taki gelişmeleri şu sözlerle değerlendiriyor:
“Nablus’ta yaşananlar rastgele bir yerleşimci hareketi değildir; devlet politikasıyla yürütülen bütüncül bir planlama söz konusudur. Stratejik tepelerin ve ana yolların kontrol edilmesiyle Nablus kenti kırsalından tamamen izole edilmekte, Batı Şeria’nın kuzeyi ile güneyi arasındaki coğrafi bütünlük koparılmaktadır.”
Resmi veriler, 2026 yılının ilk yarısında Nablus genelinde 2 bin 95 şiddet ve ihlal vakasının kayıtlara geçtiğini gösteriyor. Bu durum, Nablus’un ekonomik ve coğrafi bir merkez olma niteliğini aşamalı olarak zayıflatmayı hedefleyen sürecin devam ettiğini ortaya koyuyor.



