Güney Lübnan’daki Sur kenti yakınlarında bulunan El-Masaken bölgesinde yaşayan Süleyman el-Bardan’ın evi, dışarıdan bakıldığında çatışmalarda yıkılan diğer binalardan farksız görünmüyor. Duvarları ayakta, çatısı çökmemiş ve dış cephesi içeride yaşanan felaketi ilk bakışta ele vermiyor. Ancak İsrail’e ait bir savaş uçağından atılan ve iki beton katı delip geçen devasa füzenin toprağın derinliklerine saplanmasıyla evdeki yaşam aylardır tamamen durmuş durumda.
Evin ortasında açılan devasa çukurun başında duran Bardan, ağırlığının 500 ile 800 kilogram arasında olduğu tahmin edilen patlamamış füzenin bıraktığı izleri çaresizlikle izliyor.
Evin altında saatli bomba: 5,5 metrelik çaresiz kazı
Ne yaşayabiliyorlar ne de satabiliyorlar
Olayın yaşandığı günden itibaren aile fertleri, evlerini tehdit eden patlayıcıya ulaşabilmek amacıyla kendi imkânlarıyla kazı yapmaya başladı. Günler süren çalışmaların ardından çukurun derinliği 5,5 metreyi aşsa da füzeye ulaşılamadı. Kazı hareketlerinin binanın taşıyıcı kolonlarına ve temeline zarar vermeye başlaması üzerine aile, göçük ve patlama riskine karşı çukuru geçici olarak kapatmak zorunda kaldı.
Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana evin kapısı kilitli duruyor. Süleyman el-Bardan, bu büyüklükteki bir patlayıcının amatör yöntemlerle çıkarılamayacağını belirterek şu ifadeleri kullanıyor:
“Bu boyuttaki bir tehlikeyle sivillerin tek başına mücadele etmesi imkânsız. Bize gereken şey rastgele kazmak değil, uzman askeri mühendislik ekiplerinin teknolojik donanımla gelip bu füziyi güvenli bir şekilde topraktan çıkarmasıdır.”
Toprağın altında patlamaya hazır bir füzenin bulunması nedeniyle aile evine dönemediği gibi, gayrimenkulü satmak veya kiralamak da imkânsız hale geldi.
Yıkıntılar arasından çıkan sinsi tehlike
Savaş bitti ama risk sona ermedi
Bardan ailesinin yaşadıkları, Güney Lübnan genelinde sivillerin karşı karşıya kaldığı tablonun sadece küçük bir parçası. Bölge halkı köylerine ve evlerine dönmeye çalışırken, yıkıntıların arasında, tarım arazilerinde ve yol kenarlarında saklı kalan patlamamış mühimmatlar ölüm saçmaya devam ediyor.
Yerinden edildikten aylar sonra Zoutar al-Gharbiya beldesindeki evine dönen Ümmü Muhammed Yaghi de benzer bir dehşetle karşılaştı. 45 yıldır yaşadığı iki katlı evin enkazı arasında eşyalarını arayan Yaghi, toprağa gömülü patlamamış bir bomba buldu. Mühimmat, Lübnan Ordusu’na bağlı bomba imha uzmanları tarafından etkisiz hale getirildi.
Rakamlarla Lübnan’daki patlamamış mühimmat krizi
23 milyon metrekareden fazla alan risk altında
Lübnan Mayın Eylem Merkezi (LMAC) ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) verileri, çatışmaların ardından patlamamış mühimmat kirliliğinin boyutlarını ortaya koyuyor:
-
Yeni Kirlenen Alanlar: 2025 yılı boyunca yaklaşık 2,33 milyon metrekarelik alana yayılan 130 yeni tehlikeli bölge tespit edildi.
-
Toplam Riskli Alan: Ülke genelinde patlamamış mühimmat riski taşıyan toplam alan 23,45 milyon metrekareye ulaştı.
-
Sivil Kayıplar: 2025 yılında patlamamış mühimmatlar nedeniyle 16 kişi hayatını kaybetti, 32 kişi ise yaralandı.
2026-2030 eylem planı devrede
Yetkililer; önceliğin sivillerin yoğun olarak döndüğü yerleşim yerleri, tarım arazileri ve enkaz alanlarına verildiğini aktarıyor. Hollanda, Japonya ve Avrupa Birliği’nin finansal desteğiyle 2026–2030 yılları arasında uygulanmak üzere 2,8 milyon dolar bütçeli bir eylem planı başlatıldı.
Ateşkesin ardından sivilleri bilgilendirmek amacıyla 1,9 milyondan fazla uyarı broşürü dağıtılırken, mayın temizleme çalışmaları için 12 milyon dolardan fazla fon toplandığı bildirildi. Ancak uzmanlar, tam temizlik sağlanmadan enkaz kaldırma ve yeniden imar çalışmalarının güvenli bir şekilde yürütülemeyeceği konusunda uyarıda bulunuyor.



