Gazze Şeridi’nde devam eden bombardımanlar, binlerce sivilin yaşamını saniyeler içinde altüst etmeye devam ediyor. Saldırıların yıkıcı etkisi yalnızca hedef alınan beton binalarla sınırlı kalmıyor; çevredeki çadır kentlere ve geçici barınma merkezlerine de yayılıyor. Birikimlerini ve sığınaklarını kaybeden Gazzeliler, her yeni hava saldırısının ardından molozların arasında hayata yeniden “sıfırdan” başlamak zorunda kalıyor.
Gazze Şeridi’nin batısındaki Eş-Şati mülteci kampında kaydedilen görüntüler, bombardımanın üzerinden saatler geçmeden yıkım alanına dönen sivillerin çaresizliğini gözler önüne seriyor. Saldırıdan kıl payı kurtulan aileler, yıkıntıların arasında kalan yırtık kıyafetlerini ve sağlam kalabilen birkaç eşyayı toplamaya çalışıyor.
Eş-Şati’de bir mahalle haritadan silindi
Kamp alanındaki bir konut bloğunun hedef alınması sonucu tüm mahalle haritadan silinirken, çevredeki çadırlar da bombardımanın şiddetiyle tamamen yok oldu. Aileler, saldırıdan kısa süre önce tahliye uyarısı aldıklarını ve kampın güvenli olduğunu düşündüklerini ancak geri döndüklerinde çadır dahil tüm yaşam alanlarının enkaz altında kaldığını ifade ediyor.
Yıkılan binada yaklaşık 60 kişinin sığındığını belirten bölge sakinleri, canlarını zor kurtardıklarını vurgulayarak uluslararası topluma katliamların durdurulması için acil çağrıda bulunuyor.
El-Mevasi ve orta kesimlerde yeni kayıplar
Gazze’nin güneyi, orta kesimleri ve kuzeyinde yerleşim alanları ile çadır kentlere yönelik bombardıman aralıksız sürüyor. Sözde “güvenli bölge” ilan edilen El-Mevasi’de aile fertlerini kaybeden siviller, Gazze Şeridi genelinde emniyetli tek bir noktanın dahi kalmadığını vurguluyor.
Temmuz bilançosu: Yüzlerce bina ve çadır ağır hasarlı
Gazze Sivil Savunma Sözcüsü Mahmud Basal, bombardımanın etki alanının çok geniş olduğunu belirterek yalnızca temmuz ayı boyunca 150’den fazla binanın tamamen veya kısmen yıkıldığını, 300’den fazla çadırın ise kullanılamaz hale geldiğini bildirdi.
Ekipman yetersizliği can kayıplarını artırıyor
Sivil savunma ekiplerinin imkânsızlıklara rağmen arama-kurtarma çalışmalarını sürdürdüğünü kaydeden Basal, karşı karşıya kaldıkları lojistik krizi şu sözlerle özetledi:
-
Yanarak Can Veren Siviller: İş makinesi ve su tankerlerinin yetersizliği nedeniyle çıkan yangınlara zamanında müdahale edilemiyor; bu durum çok sayıda naaşın tamamen yanmış halde çıkarılmasına yol açıyor.
-
Kimlik Tespiti İmkânsızlaşıyor: Günlerdir süren enkaz kaldırma çalışmalarında onlarca kişinin cansız bedenine ulaşılırken, naaşların tanınmaz halde olması aileler için insani bir drama dönüşüyor.
-
Uluslararası Kurumlara Acil Çağrı: Basal, sivil savunma teşkilatına acilen yakıt, ağır iş makinesi ve lojistik ekipman sağlanmaması halinde yardım çağrılarına yanıt verilemeyeceğini ve can kayıplarının katlanarak artacağını vurguladı.



