Gazze Şeridi’nde devam eden insani kriz, tıbbi atıkların denetimsizce birikmesiyle birlikte çevre ve halk sağlığı açısından felaket boyutuna ulaştı. Yerinden edilen sivillerin sığındığı çadır kentlerin ve geçici barınma merkezlerinin çevresinde biriken kirli enjektörler, kanlı kanüller ve tıbbi sargı bezleri; bölgedeki aileler ve çocuklar için hayati tehdit oluşturuyor.
Sağlık sisteminin neredeyse tamamen çöktüğü bölgede, kirli ve kullanılmış tıbbi malzemelerle temas eden çocuklarda hepatit, ciddi deri hastalıkları ve bulaşıcı solunum yolu enfeksiyonları hızla yayılmaya devam ediyor.
Tıbbi atık yönetimi tamamen durma noktasına geldi
Özel taşıma araçları imha edildi, ayrıştırma imkânsızlaştı
Sağlık merkezlerinde ve geçici barınma alanlarında tıbbi atık ayrıştırmasına uygun konteyner ile özel torbaların bulunmaması, görevlileri enfekte atıklar ile evsel çöpleri birbirine karıştırmak zorunda bırakıyor. Tıbbi atık naklinde kullanılan 20’den fazla özel aracın saldırılarda imha edilmesi ve araçlar için gerekli yedek parça ile madeni yağ girişinin engellenmesi, çöp toplama zincirini tamamen felç etti.
Atık arıtma tesislerine erişim engelleniyor
Tıbbi atıkların imha edildiği ve “Sarı Bölge” olarak adlandırılan alanlarda bulunan tesislerin yıkılması veya bu bölgelere erişimin yasaklanması nedeniyle atıklar doğrudan sağlık merkezlerinin ve yaşam alanlarının ortasında birikiyor. Ayrıca yaşanan kronik yakıt sıkıntısı, eldeki kısıtlı nakil araçlarının çalışmasını ve arıtma tesislerinin işletilmesini engelliyor.
Çocuklar doğrudan risk altında: İğne batma vakalarında artış
Bölgeden aktarılan bilgilere göre, çocukların çadır aralarında kanlı veya kullanılmış tıbbi atıklarla oynaması sonucu bulaşıcı hastalıklara yakalanma vakaları belgeleniyor. Hastanelere başvuran anneler, çocuklarına kullanılmış enjektörlerin battığını belirterek yardım çağrısında bulunuyor.
Sağlık altyapısı ağır hasar aldı
Hastanelerin yüzde 94’ü servis dışı kaldı
Süreç boyunca sağlık altyapısının doğrudan zarar görmesi, çevre sağlığı krizini derinleştirdi. Şifa Hastanesi başta olmak üzere bölgedeki hastanelerin %94’ünden fazlası ağır hasar gördü veya tamamen hizmet dışı kaldı. Bunun yanı sıra 180 ambulansın imha edilmesi acil sağlık müdahalelerini kısıtladı.
Sağlık personeli büyük kayıplar verdi
Altyapı yıkımının yanı sıra sağlık çalışanları da ağır bedeller ödedi. Açıklanan verilere göre 1.581 sağlık personeli hayatını kaybetti, 1.312 personel yaralandı ve 362 çalışan ise gözaltına alındı. Nitelikli personel eksikliği ve hijyen yetersizliği salgın riskini her geçen gün artırıyor.
Uluslararası kurumlara acil müdahale çağrısı
Bölgedeki siviller ve sağlık örgütleri; Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve uluslararası topluma çağrıda bulunarak insani koridorların açılmasını talep ediyor. Salgın hastalık kaynaklı ölümlerin önüne geçilebilmesi için:
-
Tıbbi atık taşıma araçlarının bölgeye girişine izin verilmesi,
-
Atık bertaraf tesislerinin tekrar işler hale getirilmesi için gerekli ekipman ve yakıtın sevk edilmesi,
-
Hijyen ve karantina malzemelerinin acilen tedarik edilmesi gerektiği ifade ediliyor.



