Fas’tan İspanya yönetimindeki Sebte kentine yönelik gerçekleşen toplu sınır geçişleri, insani ve güvenlik boyutunu aşarak Avrupa ile Birleşik Devletler’deki aşırı sağcı parti ve figürlerin ana siyasi gündemi haline geldi. İspanya’da muhalefet ve sağ gruplar, yaşananları “istila” ve “sınırların kontrolünün kaybı” olarak nitelendirerek Sol koalisyon hükümetine karşı sert bir propaganda başlattı.
Aşırı sağcı Vox partisinin lideri Santiago Abascal, yaşananları “savaş yaşındaki erkekler tarafından gerçekleştirilen bir işgal” olarak tanımlarken; Halk Partisi (PP) lideri Alberto Núñez Feijóo da Başbakan Pedro Sánchez’i sınır güvenliğini sağlamakta yetersiz kalmakla suçladı. Madrid Bölge Başkanı Isabel Díaz Ayuso ise iddiaları bir adım öteye taşıyarak hükümeti, yolsuzluk davalarını örtbas etmek amacıyla bu geçişlere göz yummakla itham etti.
Dijital Ağ Analizi: İspanya’da Başladı, Küresele yayıldı
Sosyal medya hareketliliklerini inceleyen veri analizleri, “işgal” söyleminin tesadüfi bir şekilde yayılmadığını ortaya koydu. İspanya merkezli hesaplardan çıkan mesajlar; saatler içerisinde İtalya, Fransa, Almanya ve Hollanda’daki aşırı sağcı gruplar ile ABD’li politikacılar tarafından dolaşıma sokuldu. Söylem, sınır krizinden çıkarılarak Şengen Bölgesi’nin geleceği ve “küresel solun başarısızlığı” temalarına bağlandı.
Avrupa ve ABD İç Siyasetine Mal Edildi
Toplu geçiş vakası her ülkede yerel siyasi hesaplara göre yeniden şekillendirildi. İngiltere’deki aşırı sağcı yapılar olayı Manş Denizi’nden gelen düzensiz göçmenlere karşı bir uyarı olarak kullanırken, ABD’deki muhafazakar çevreler Sebte’yi ülkenin güney sınırındaki göç krizine örnek gösterdi. Visegrád 24 ve Radio Genoa gibi yüksek etkileşimli hesaplar, bu anlatının uluslararası alanda hızla yayılmasında kilit rol oynadı. İspanya Hükümeti ve Avrupa Birliği yetkililerinin kontrolün sağlandığına ve Fas ile iş birliğinin sürdüğüne dair açıklamaları ise muhalefetin ürettiği sert söylemin gölgesinde kaldı.



