Lübnan ve İsrail arasındaki doğrudan görüşmelerin 7. turu, 4-6 Ağustos tarihleri arasında İtalya’nın başkenti Roma’da gerçekleşiyor. İki ülke temsilcileri, Washington sponsorluğunda 26 Haziran’da imzalanan çerçeve anlaşmasının ardından sahadaki ilk uygulama alanı olan “Zevter el-Garbiyye” denemesinin sonuçlarını ve aşamalı çekilme haritasını müzakere ediyor. Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, nihai hedeflerinin İsrail ordusunun Lübnan topraklarından tamamen çekilmesi olduğunu açıklarken, görüşmeler İsrail’in Güney Lübnan’daki bombardımanlarının gölgesinde yürütülüyor.
Haziran ayında imzalanan çerçeve anlaşması; İsrail’in aşamalı olarak geri çekilmesini, Lübnan ordusunun bu bölgelere intikal etmesini ve devlet kontrolüne giren alanlardaki silahlı grupların arındırılmasını öngörüyor. Temmuz ortasında gerçekleşen 6. turda kabul edilen pilot bölge planı kapsamında İsrail güçleri Zevter el-Garbiyye çevresinden çekilmiş ve Lübnan ordusu bölgeye yerleşmişti. Ancak sahada yaşanan sınır ihlalleri ve karşılıklı uyarı ateşleri, sürecin ne kadar hassas bir dengede yürüdüğünü gösteriyor.
Masadaki Zorlu Konular: Denetim ve Çekilme Takvimi
Roma’daki teknik heyetlerin ana gündem maddesini; pilot bölgelerin genişletilmesi, sınır anlaşmazlıklarının çözümü ve kapsamlı bir güvenlik anlaşmasının taslağı oluşturuyor. Lübnan tarafı, ordunun sahadaki performansını değerlendirme yetkisinin İsrail’e verilmesini reddederek doğrulama mekanizmasının UNIFIL veya üçüncü bir uluslararası güç tarafından yürütülmesini ve net bir çekilme takviminin belirlenmesini şart koşuyor.
Buna karşılık İsrail yönetimi, Hizbullah silahlı kaldığı sürece Güney Lübnan’da yaklaşık 10 kilometrelik bir hatta “tampon bölge” mantığıyla askeri varlığını sürdüreceğini beyan ediyor. Lübnan heyetinin ikinci aşamada Bint Cübeyl bölgesini gündeme getireceği ifade edilirken, uzmanlar bölgesel gerilimin süreci tıkama riski taşıdığına dikkat çekiyor.
Masada Olmayan Ama Şartları Belirleyen Aktör: Hizbullah
Müzakere masasında temsil edilmeyen Hizbullah, toplantının en kritik başlığını oluşturmaya devam ediyor. Çerçeve anlaşması uyarınca Lübnan ordusunun girdiği alanlarda devlet dışı tüm askeri varlıkların yasaklanması öngörülüyor. Hizbullah ise doğrudan müzakereleri, varılan anlaşmaları ve silah teslimini kesin bir dille reddederek Lübnan hükümetini işgale meşruiyet kazandırmakla suçluyor.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ise “Devletin meşruiyeti dışında hiçbir silah kabul edilemez” diyerek resmi tutumu açıklasa da, masada yer almayan bir aktörün durumu Lübnan ordusunu siyasi ve askeri bir sınavla baş başa bırakıyor.
İhlallerin Gölgesinde Yürüyen Müzakere
Görüşmeler sürerken İsrail ordusunun Güney Lübnan’daki operasyonları hız kesmeden devam ediyor. Son olarak Şekif Kalesi yakınlarında yaklaşık 700 ton patlayıcı kullanılarak tünellerin imha edildiğinin açıklanması, BM ve Lübnan makamlarının tepkisini çekti. Cumhurbaşkanı Aoun, bu saldırıların anlaşma sürecini tehlikeye attığı konusunda uyarıda bulundu. Roma turlarının somut bir sonuca ulaşması, tarafların bağımsız bir denetim mekanizması ve net bir çekilme takvimi üzerinde uzlaşmasına bağlı görünüyor.



