Filistinli grupların Gazze Şeridi’ne ilişkin yeni barış belgesini kabul etmesinin ardından İsrail yönetiminin sergilediği askeri ve diplomatik tutum, işgal hükümetinin mutabakat şartlarına uymadığını gösteriyor. İsrail meseleleri uzmanları, Tel Aviv yönetiminin sahada askeri yöntemlerle elde edemediği neticeleri, maddeleri yeniden yorumlayarak ve yeni şartlar öne sürerek siyasi masada elde etmeye çalıştığını vurguluyor.
Müzakere Masasında Şartlar Değiştirildi
Siyasi analist Seyfettin Musa, İsrail ordusunun mutabakat ilanının ardından tırmandırdığı askeri operasyonların, Tel Aviv’in arabulucular tarafından sunulan maddelerle kendini bağlı görmediğinin açık bir göstergesi olduğunu belirtti. Musa, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun arabulucularla yaptığı görüşmelerin ardından tutum değiştirerek, Gazze’den çekilme şartını direnç güçlerinin tamamen silahsızlandırılmasına bağladığını ifade etti.
İsrail’in silahsızlanma talebini sadece ağır silahlardan çıkarıp kişisel hafif silahları da kapsayacak şekilde genişlettiğine dikkat çekilerek, bu hamlenin sunulan mutabakatın özünü boşalttığı kaydedildi.
Bölgesel Arabulucular ve ABD’nin Rolü
Müzakere sürecindeki güç dengesizliğine değinen uzmanlar, bölgesel arabulucuların Filistin tarafı üzerinde kısıtlı bir etkiye sahip olduğunu, İsrail’i taahhütlerine uymaya zorlayabilecek tek aktör olan ABD’nin ise Tel Aviv’e siyasi ve askeri koruma sağlamayı sürdürdüğünü vurguluyor. Bu durum, İsrail’in Gazze üzerindeki güvenlik ve siyasi denetimini kalıcı hale getirme arayışını kolaylaştırıyor.
Anlaşmanın Geleceği ve İç Siyaset Baskısı
İsrail İşleri Uzmanı Samer Anabtawi ise sunulan metnin Filistinliler açısından ideal bir çözüm olmadığını, ancak insani krizin derinleşmesi ve sivil kayıpların önlenmesi amacıyla kabul edildiğini aktardı. Netanyahu hükümetinin Gazze Şeridi üzerinde tam kontrol sağlama hedefinden vazgeçmediğini belirten Anabtawi, anlaşmanın çökme ihtimalinin başarıya ulaşma şansından daha yüksek olduğunu savundu.
İsrail’in bağlayıcı taahhütler vermekten kaçınmasının süreci tıkadığını ifade eden uzmanlar, yaklaşan İsrail seçimleri öncesinde aşırı sağcı seçmeni konsolide etmek amacıyla önümüzdeki aylarda askeri gerilimin daha da tırmandırılabileceği uyarısında bulunuyor.



