Lübnan ile İsrail arasında yürütülen diplomatik ve askeri temaslar çerçevesinde, iki ülkeden askeri heyetlerin katılımıyla İtalya’nın başkenti Roma’da 7. tur müzakereleri başladı. Zautar el-Garbiye, Froun ve Srifa gibi güney kasabalarında oluşturulan “test bölgelerinin” performansının değerlendirildiği görüşmelerde, bu alanların genişletilmesi ihtimali ve sahadaki güvenlik dengeleri ele alınıyor.
Askeri Heyetler Masada: Roma Müzakerelerinin Detayları
Roma’da yürütülen görüşmeler, çerçevenin ötesine geçerek uygulamanın sahadaki karşılığına odaklanması nedeniyle taraflar arasındaki en ciddi sınav olarak değerlendiriliyor. Görüşme gündeminde test bölgelerinin yanı sıra karasal ve deniz sınırlarının belirlenmesi, Hizbullah’ın silahsızlandırılması ve İsrail saldırıları sonucu tahrip olan Güney Lübnan’ın yeniden imarı için fon sağlanması gibi kritik maddeler bulunuyor.
Lübnan tarafı, müzakerelerde öncelikle kalıcı bir ateşkesin sağlanmasını ve İsrail’in işgal altında tuttuğu sınır köylerini kapsayan yeni bir test bölgesinin oluşturulmasını talep ediyor.
İsrail’in Çekilme Şartı ve Lübnan’ın Talepleri
Askeri uzmanlar, Lübnan ordusunun İsrail güçlerinin halihazırda işgal altında tuttuğu Bint Cbeyl ve Hiyam gibi stratejik noktalardan çekilmesini isteyeceğini öngörüyor. Buna karşılık İsrail yönetimi, herhangi bir çekilme adımı atmadan önce ilk test bölgesindeki güvenlik durumunun başarısını şart koşuyor ve çekilmeyi doğrudan Hizbullah’ın tamamen silahsızlandırılması şartına bağlıyor.
Lübnan hükümeti ise İsrail’in Hadasa, Deyr Siryan ve Taybeh gibi güney köylerinde yürüttüğü altyapı imha faaliyetlerinin ve bombardımanların derhal durdurulmasını istiyor.
Lübnan İç Politikasında ‘Müzakere’ Çatlağı
Roma’daki kritik zirve sürerken Beyrut hattında iç siyasi gerilim tırmandı. Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım yaptığı açıklamada, Lübnan hükümetine “taviz vermeyi durdurma” ve iç cepheyi güçlendirmek adına direniş kanadıyla doğrudan diyalog kurma çağrısında bulundu.
Söz konusu ifadelere sert yanıt veren Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam ise Hizbullah’ı ülkeyi sonu belirsiz çatışmalara sürüklemekle suçladı. Selam, İsrail’e Lübnan egemenliğini ihlal etme, kentleri yıkma ve yüz binlerce insanı yerinden etme fırsatını veren adımların sorumluluğunun tek taraflı kararlar alan odaklarda olduğunu vurguladı.
Siyasi analistler, Roma’daki müzakere masasından çıkacak sonuçların sadece sınır hattındaki askeri dengeleri değil, aynı zamanda Beyrut’taki siyasi geleceği de doğrudan belirleyeceğine dikkat çekiyor.



