Siyaset analisti Salah al-Din Musa, yaklaşık üç hafta önce Yunanistan’da düzenlenen ve oldukça gizli tutulan üçlü bir zirvenin perde arkasını araladı. ABD’nin gözetiminde gerçekleşen toplantıya Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Hüseyin el-Şeyh, İsrail İç Güvenlik Servisi (Şin Bet) Başkanı ve üst düzey bir ABD heyeti katıldı. Görüşmelerin ana odağında, Filistin Yönetimi’nde yapılması planlanan köklü reformlar ve ekonomik krizin çözümü yer aldı.
Washington’dan kapsamlı reform paketi
ABD heyetinin, Filistin Yönetimi’nden “istikrarlı bir reform programı” talep ettiği ve bu sürecin doğrudan Washington tarafından takip edileceği belirtildi. Gündeme gelen başlıca reform başlıkları şunlar oldu:
-
Güvenlik Sektörü: Güvenlik aygıtının yeniden yapılandırılması ve yönetişim modelinin güncellenmesi.
-
Kamu Yönetimi: Kamuda yeni emeklilik düzenlemeleri ve kadro reformu.
-
Kurumsal İyileştirme: Eğitim müfredatının gözden geçirilmesi, seçimlere hazırlık ve yolsuzlukla mücadele.
-
Mali Disiplin: Vergi kaçakçılığıyla etkin mücadele.
Görüşmelerde ABD, İsrail tarafına da sorumluluk yükleyerek; vergi fonlarının (mukassa) serbest bırakılması ve askeri kontrol noktalarının azaltılması yönünde adımlar atılmasını talep etti. ABD Büyükelçiliği bünyesindeki bir ekonomik heyetin, Filistin Para Otoritesi ile bir araya gelerek bankacılık sektöründeki “şekel fazlası” krizine çözüm aradığı da gelen bilgiler arasında.
Gazze’nin geleceği ve Suudi Arabistan’ın rolü
Toplantıda öne çıkan bir diğer başlık ise Gazze’nin yeniden imarı oldu. Filistin Yönetimi’ne Gazze’nin rehabilitasyon sürecinde daha aktif bir rol verilmesi tartışılırken, bu konuda uluslararası kuruluşlarla ortak projeler yürütülmesi planlanıyor. Ayrıca, mevcut süreçte Suudi Arabistan’ın, Filistin Yönetimi’nin istikrarını korumak için ABD ile koordineli bir şekilde siyasi ve diplomatik destek sağladığı vurgulandı.
İsrail tarafı ise görüşmelerde 7 Ekim 2023 öncesindeki statükoya dönmeyeceğini net bir dille belirtirken, Filistin tarafında gerçekleşecek reformların niteliğine göre bazı ekonomik kolaylıklar sağlanabileceğini ifade etti.
“Halk şeffaflık bekliyor”
Siyaset analisti Salah al-Din Musa, bu tür kritik görüşmelerin kapalı kapılar ardında kalmasının halk nezdinde güvensizlik yarattığını savundu. Musa, Hüseyin el-Şeyh’e çağrıda bulunarak, “Filistin kamuoyu, İsrail basınına mahkûm edilmemeli. Yönetim, bu toplantıların içeriğini ve Filistin’in taleplerini resmi kanallardan açıklamalıdır,” ifadelerini kullandı.
Brüksel’deki yıllık bağışçılar konferansı öncesinde gerçekleştiği düşünülen bu zirve, Filistin Yönetimi üzerindeki uluslararası baskının arttığı ve “reform” adı altında yeni bir dönemin işaretlerinin verildiği bir dönemde gerçekleşti. Şimdi gözler, hem sahadaki ekonomik adımlara hem de Filistin Yönetimi’nden gelmesi beklenen resmi açıklamalara çevrilmiş durumda.



