Washington ve Tel Aviv hattında geleneksel müttefiklik ilişkileri tarihinin en derin çatlaklarından birine sahne oluyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) 2028 başkanlık seçimleri için adaylığı mülahaza edilen güçlü Demokrat figürlerden Rahm Emanuel, İsrail’in Filistin ve Orta Doğu politikalarını radikal bir şekilde tanzim etmemesi halinde Washington ile olan stratejik ittifakını tamamen kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu açıkladı. Tel Aviv Üniversitesi’nde mühim bir hitap gerçekleştiren Emanuel, Başbakan Benjamin Netanyahu hükümetini doğrudan hedef aldı.
İttifak yol ayrımında: Demokrat seçmende İsrail tazyiki
Eski Şikago Belediye Başkanı ve eski ABD Başkanı Barack Obama’nın Beyaz Saray Genel Sekreteri olan Rahm Emanuel, iki ülke arasındaki askeri ve diplomatik tanzimlerin artık eski usulde sürdürülemeyeceğini tescilledi.
Emanuel, ABD kamuoyunda ve özellikle genç seçmenler nezdinde Tel Aviv’e yönelik gelişen derin rahatsızlığı şu kalemlerle özetledi:
-
Batı Şeria ve Gazze Ambargosu: İşgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı yerleşim birimlerinin genişletilmesi, yerleşimci terörü ve şiddeti ile Gazze’ye yönelik insani yardımların sistematik olarak durdurulması ABD’deki tazyiki zirveye çıkardı.
-
Kamuoyu Desteğinde Çöküş: Reuters/Ipsos tarafından tanzim edilen anket verilerine göre, Demokrat seçmenler arasında İsrail’i olumlu mülahaza edenlerin oranı 2018’deki %59 seviyesinden, %22’ye kadar gerilemiş durumda.
Sübvansiyon devri bitiyor: Silahlara nakit parayla tanzim şartı
Demokrat lider, Washington’ın bugüne kadar sağladığı koşulsuz askeri ve diplomatik kalkanın, 2009’dan beri neredeyse kesintisiz iktidarda olan Netanyahu’nun Amerikan endişelerini hiçe saymasına yol açtığını savundu. Kongre’deki birçok Demokratın, İsrail’e her yıl sağlanan 3,8 milyar dolarlık devasa askeri yardımı kesmek için tazyik tırmandırdığını hatırlatan Emanuel, İsrail’in artık özel askeri sübvansiyonlar (hibeler) yerine standart bir müttefik gibi Amerikan silahlarını kendi bütçesiyle satın alması gerektiği tanzimini önerdi. kendisi de Yahudi olan, 1991 Körfez Savaşı’nda İsrail ordusunda gönüllü çalışan ve babası Kudüs doğumlu olan Emanuel’in bu çıkışı Amerikan siyasetinde bir dönüm noktası olarak yorumlanıyor.
“Netanyahu İsrail’i çıkmaza soktu”
Netanyahu hükümetinin diplomasiyi tamamen dışlayarak yalnızca kaba askeri güce dayandığını belirten Emanuel, “Başbakan ülkesini tam bir çıkmaza sürükledi. İsrail, sahada elde ettiği askeri kazanımları stratejik avantajlara tanzim etmeyi başaramadı. Gazze için savaş sonrası hiçbir planınız yoktu; Lübnan hükümetini Hizbullah’a karşı bir partner haline getirecek hiçbir rasyonel strateji üretemediniz” ifadeleriyle eleştirilerini sıraladı. Netanyahu cephesinden eleştirilere henüz resmi bir yanıt gelmezken Filistin yönetiminin yolsuzluğa battığını ve Arap dünyasının Filistin davasına yalnızca sözde destek verdiğini de sözlerine ekleyen Emanuel, Orta Doğu’da Arap Birliği ile Tel Aviv arasında organik bağlar kuracak yeni bir güven tanzim planı teklif etti.



