İsrail ordusunun işgal altındaki Batı Şeria’nın çeşitli kentlerine düzenlediği askeri baskınlar ve yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin fiziksel saldırıları sonucu aralarında çocukların da bulunduğu en az 17 Filistinli yaralandı. Filistin Kızılayı ve yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre, sivil yerleşimlere yönelik müdahalelerde gerçek mermi, göz yaşartıcı gaz ve darp vakaları kaydedildi.
Yaralanmaların büyük kısmı Tubas kenti ile Teyasir beldesinde yoğunlaştı. İsrail askerlerinin yerleşim alanlarına yoğun şekilde fırlattığı göz yaşartıcı gaz bombaları nedeniyle 4’ü çocuk olmak üzere 11 sivil boğulma tehlikesi geçirdi.
Yerleşimci şiddeti ve ayrım duvarı hattındaki yaralanmalar
Bölgedeki yerleşimci grupların sivillere yönelik saldırıları da devam etti. Filistin Kızılayı, Tamun beldesinde yerleşimciler tarafından darbedilen 15 yaşındaki bir çocuğun hastaneye kaldırıldığını, Cenin’e bağlı Arrabe beldesinde ise benzer şekilde şiddete maruz kalan iki gencin tedavi altına alındığını bildirdi.
Kudüs’ün kuzeyindeki Er-Ram beldesinde ise ayrım duvarını aşmaya çalışan 3 Filistinli işçi, İsrail güçlerinin açtığı ateş sonucu vurularak yaralandı. Hastaneye kaldırılan yaralıların sağlık durumlarının stabil olduğu aktarıldı.
Ekim 2023’ten bu yana İsrail’in çalışma izinlerini iptal etmesi nedeniyle iş bulabilmek amacıyla tehlikeli yollara başvuran Filistinli işçilerin duvar hattında hedef alınması vakalarında belirgin bir artış yaşanıyor.
Çeşitli beldelere eş zamanlı askeri operasyonlar
Filistin resmi haber ajansı WAFA, İsrail ordusunun Beytüllahim’in güneyindeki Beyt Faccar, El-Bire kenti ve Ramallah’ın kuzeyindeki El-Mugayyer köyü başta olmak üzere birçok noktaya baskınlar düzenlediğini aktardı. Yerleşim birimlerinde yoğun gaz bombası kullanılırken evlerde aramalar gerçekleştirildi.
Bölgede derinleşen baskı ve kısıtlamalar
Gazze’deki savaşın başlangıcından bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs genelinde askeri operasyonlar, gözaltılar ve yasa dışı yerleşim birimlerinin genişletilmesi faaliyetleri hız kazandı. Hareket özgürlüğünün kısıtlandığı, yeni askeri kontrol noktalarının kurulduğu bölgede, yerleşimcilerin köylere ve tarım arazilerine yönelik baskınları yerel halk üzerindeki güvenlik risklerini artırmayı sürdürüyor.



