İsrail’in başkenti Tel Aviv’deki Habima Meydanı, dün akşam “İsrail’in sonsuz savaşına” hayır diyen binlerce protestocunun sloganlarıyla sarsıldı. Benjamin Netanyahu hükümetinin politikalarını protesto eden kitleler, “Lübnan’da daha fazla acı bize güvenlik getirmeyecek” ve “Sadece barış güvenlik getirir” yazılı pankartlar taşıdı. Kudüs’te de eş zamanlı olarak düzenlenen gösterilerde, savaşın derhal durdurulması ve rehinelerin geri getirilmesi talep edildi. Göstericiler, hükümeti güvenlik yerine kan ve yıkımı tercih etmekle suçlarken, İç Cephe Komutanlığı’nın kamuya açık toplantılara yönelik getirdiği katı kısıtlamalara meydan okudu.
İsrail polisi, savaş karşıtı protestoları dağıtmak için sert güç kullandı. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, polisin göstericileri yerlerde sürüklediği, darp ettiği ve çok sayıda kişiyi gözaltına aldığı görüldü. Geçtiğimiz hafta düzenlenen benzer bir yürüyüşte de 17 kişinin gözaltına alındığı bildirilmişti. Protestolara katılan İfat Kalderon, İran’a yönelik 39 gün süren ve ağır yıkımla sonuçlanan hava harekatının hiçbir olumlu sonuç getirmediğini belirterek, “Sürekli savaş içinde yaşayamayız, her şeyin diplomatik anlaşmalara dökülmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
İsrail ve ABD’nin 28 Şubat 2026’da başlattığı İran operasyonu ve 2 Mart’tan bu yana Lübnan’da devam eden şiddetli saldırılar, bölgeyi büyük bir insani felakete sürüklemiş durumda. Lübnan’da bir milyondan fazla insan yerinden edilirken, İsrail halkı da kuzeyden gelen füze tehditleri ve tırmanan bölgesel gerilim nedeniyle derin bir güvenlik kaygısı yaşıyor. Netanyahu hükümeti ise bir yandan askeri operasyonları sürdürürken, diğer yandan içeride yükselen bu kitlesel toplumsal muhalefeti kontrol altına alma mücadelesi veriyor.



