İsrail Sefarad Başhahamı ve Yüksek Hahamlık Mahkemesi Başkanı David Yosef, Batı Kudüs’teki “Guş Katif Müzesi”ni ziyareti sırasında skandal açıklamalarda bulundu. Dolaşıma giren video kayıtlarında Yosef, 2005 yılında İsrail’in çekildiği yerleşimlerde kalan sinagogların “kirletildiğini” iddia ederek Gazze Şeridi’nin tamamen yerle bir edilmesi ve yeniden işgal edilmesi gerektiğini savundu.
Yosef yaptığı konuşmada, “Sadece bu nedenden dolayı bile tüm Gazze’nin yok edilmesini ve oraya geri dönmemizi hak ediyorlar. Gazze İsrail toprağıdır, Gazze bizimdir, Nablus bizimdir, Cenin bizimdir; hepsi bizimdir” ifadeleriyle açıkça kışkırtıcılık yaptı. Söz konusu iddialar, Gazze ve Doğu Kudüs dahil Batı Şeria’yı işgal altındaki Filistin toprağı olarak kabul eden uluslararası hukuk normlarıyla tamamen çelişiyor.
Filistin halkını inkâr eden ırkçı söylemler
İsrailli din adamı kışkırtıcı ifadelerini Filistin kimliğini inkâr ederek sürdürdü. Filistinlilerin “asla bir halk olmadığını ve hiçbir haklarının bulunmadığını” öne süren Yosef’in bu tezleri, bölgenin tescilli tarihi gerçekleriyle taban tabana zıtlık gösteriyor:
-
Tarihsel kimlik: Akademik çalışmalar ve tarihi belgeler, Osmanlı’nın son döneminde (1908-1914) kolektif Filistin ulusal kimliğinin olgunlaştığını kanıtlıyor.
-
İlk ulusal kongre: Ocak 1919’da Kudüs’te Müslüman ve Hristiyan temsilcilerin katılımıyla ülkenin geleceğini belirlemek üzere “Birinci Filistin Arap Kongresi” toplandı.
-
Resmi nüfus sayımı: İngiliz mandasının 1922 yılındaki ilk resmi nüfus sayımında 757 bin 182 kişilik nüfusun yaklaşık yüzde 78’ini Müslümanlar, yüzde 9,6’sını Hristiyanlar, yüzde 11’ini ise Museviler oluşturuyordu.
-
Filistin vatandaşlığı: İsrail Devleti’nin 1948’deki kuruluşundan çok önce, 1925 yılında yürürlüğe giren “Filistin Vatandaşlık Kanunu” ile bölge sakinlerinin yasal kimliği tanımlanmıştı.
Aşırı sağcı yetkililerin nefret söylemi sicili
David Yosef’in Filistinlileri hedef alan ilk ırkçı çıkışı bu değil. Yosef, Eylül 2025’te de Filistinlileri “yağmacı bir güruh” olarak nitelendirmişti. Benzer şekilde aşırı sağcı İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de Mart 2023’te Paris’te yaptığı bir konuşmada “Filistin diye bir halkın olmadığını” iddia ederek uluslararası tepki çekmişti.
Yosef’in bu kışkırtıcı çağrıları; Gazze’de Ekim 2023’ten bu yana süregelen saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 73 bin 438’e, yaralıların 174 bin 447’ye yükseldiği ve Batı Şeria’da 1.182 Filistinlinin yaşamını yitirdiği ağır insan hakları bilançosunun ortasında geldi.



