İsrail’in önde gelen gazetelerinden Haaretz, İsrail ordusu ve iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet’in (Şabak) Gazze Şeridi’nde silahlı yerel milis gruplarını finanse edip sahaya sürdüğünü ortaya çıkardı. İsrailli subayların ifadeleri, uydu haritaları ve bölge sakinlerinin tanıklıklarına dayandırılan kapsamlı soruşturma; Gazze’de 6 farklı noktada faaliyet gösteren 5 ayrı silahlı grubun doğrudan Tel Aviv’den askeri ve lojistik destek aldığını belgeledi.
İsrail Hava Kuvvetleri’nde görevli bir subay, hükümetin ve ordunun söz konusu silahlı grupları eğiterek sahaya sürdüğünü belirterek, hava unsurlarına bu milislerin operasyonlar sırasında korunması yönünde kesin talimatlar verildiğini aktardı.
Siviller hedefte: Yağma, kundaklama ve zorla göç
Soruşturmada yer alan ifadelere göre, Hamas’a karşı bir operasyonel araç olarak konumlandırılan bu yapılar, bölgede hayatta kalmaya çalışan sivil halka karşı ağır hak ihlalleri gerçekleştiriyor:
-
Zorla tahliye: Milis grupları, İsrail ordusuyla tam koordinasyon halinde Filistinli aileleri evlerinden zorla çıkarıyor.
-
Gözdağı ve ateş açma: Kamyonetlerle mahallelere giren silahlı unsurların sivillerin üzerine rastgele ateş açtığı belirtiliyor.
-
Talan ve yangın: Boşaltılan binalardaki eşyaların yağmalandığı ve ardından evlerin kundaklanarak kullanılamaz hale getirildiği aktarılıyor.
Bir insansız hava aracı (İHA) operatörü subay, Şin-Bet personeliyle yürüttüğü keşif faaliyetleri sırasında milislerin sivil yerleşimleri yağmalayıp ateşe vermesini anbean izlediklerini ve bu eylemlere müdahale edilmediğini doğruladı.
İş birliği yapan gruplar genişletiliyor
Gazze’nin güneyindeki Refah bölgesinde faaliyet gösteren “Yaser Ebu Şebab” grubu, İsrail ile iş birliği yapan en belirgin yapılar arasında öne çıkıyor. Ebu Şebab, Temmuz 2025’te İsrail televizyonuna verdiği röportajda ordudan destek aldıklarını açıkça ifade etmişti. Aralık 2025’te uğradığı suikast sonucu öldürülmesine rağmen, milis projesinin Ekim 2025’teki ateşkesten sonra daha da genişletildiği kaydedildi.
İsrailli üst düzey bir askeri yetkili, bu milislerin askeri açıdan tek başlarına ayakta kalamayacağını ve İsrail ordusunun doğrudan hava ve saha koruması olmadan varlık gösteremeyeceklerini belirterek koordinasyonun boyutunu gözler önüne serdi.



