Gazze Şeridi’nin güneyinde sahadaki askeri hareketlilik yeniden yoğunlaştı. Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre İsrail ordusu, Refah şehrinin kuzey kesiminde, bölgenin coğrafi yapısını değiştirmeye yönelik ani ve kapsamlı mühendislik çalışmalarına başladı.
Görgü tanıklarının verdiği bilgilere göre, bölgede konuşlandırılan 7 adet ağır iş makinesi, Refah’ın batısı ile Han Yunus’un batısını birbirinden ayırmayı hedefleyen yaklaşık iki kilometre uzunluğunda bir hendek kazma faaliyetine girişti. Söz konusu hattın, Muaviye Camii çevresinden başlayarak “Morag” bölgesine kadar uzandığı bildiriliyor.
İsrail ordusunun daha önce Al-Brazil, Al-Jeneina, Al-Awda ve Tel Zorab gibi mahallelerde yeni yollar açarak başlattığı benzer stratejik hamlelerin bir devamı olarak nitelendirilen bu çalışmalar, yoğun bir askeri tedbirle yürütülüyor. Bölgedeki “Quadcopter” tipi İHA’ların, sivillerin bölgeye yaklaşmasını ve çalışmaların mahiyetini görüntülemesini engellemek amacıyla çadır kuran yerinden edilmiş sivillere yoğun ateş açtığı belirtiliyor.
Zeitoun’da ani askeri ilerleme ve zorunlu göç
Öte yandan, Gazze şehrinin güneydoğusundaki Zeytun Mahallesi’nde de askeri hareketlilik rapor edildi. Görgü tanıkları, İsrail ordusunun 15 Temmuz 2026 akşam saatlerinde çok sayıda tank ve askeri araçla bölgeye ani bir ilerleme gerçekleştirdiğini aktardı.
Söz konusu askeri harekat kapsamında, “Sikka” Caddesi üzerindeki “Kashku” bölgesi yakınlarında İsrail kuvvetlerinin “sarı hat” olarak bilinen askeri mevzilenme sınırlarını ilerlettiği kaydedildi. Bu ani müdahale ve ardından gelen yoğun topçu ateşi, mahalledeki onlarca ailenin can güvenliği endişesiyle evlerini terk ederek batı bölgelerine doğru zorunlu göç etmesine yol açtı.
Bölgedeki yerel gözlemciler, İsrail’in Gazze genelindeki bu hamlelerini, mevcut “ayrımcı ve kuşatıcı” askeri stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriyor. Altyapıyı ve araziyi askeri ihtiyaçlara göre yeniden şekillendirme çabası, Gazze’deki yerleşim merkezlerinin birbirleriyle olan fiziksel bağını koparmayı hedefleyen kalıcı bir askeri doktrinin yansıması olarak görülüyor.



