İşgal altındaki Batı Şeria, gece saatlerinden sabahın ilk ışıklarına kadar süren geniş çaplı İsrail askeri operasyonlarına ve yerleşimci saldırılarına sahne oldu. Ramallah, Kudüs, El Halil, Nablus, Tulkarem, Selfit, Kalkilya, Beytüllahim ve Cenin kentlerini kapsayan operasyonlarda çok sayıda Filistinli gözaltına alınırken, yerleşimcilerin gerçekleştirdiği saldırılar maddi hasara ve yaralanmalara yol açtı.
El Halil’den kuzeye uzanan gerilim
Bölgedeki en ağır olaylardan biri El Halil’in doğusundaki Bani Naim beldesinde yaşandı. İsrail güçlerinin gerçekleştirdiği baskın sırasında 16 yaşındaki bir çocuk, evlere ve araçlara açılan yoğun ateş sonucu göğsünden vuruldu. Sağlık ekipleri, yaralı çocuğun durumunun stabil olduğunu bildirdi.
Güneydeki “Masafar Yatta” bölgesinde ise yerleşimcilerin bir erkek ve bir kadına saldırdığı, Susiya köyünde ise tarım arazilerinin ateşe verildiği kaydedildi. İsrail ordusu ayrıca Beyt Amr kasabasında da ev baskınları düzenledi.
Yerleşimci saldırıları tarım alanlarını vurdu
Kuzey bölgelerde yerleşimci şiddeti, tarımsal faaliyetleri hedef aldı. Tulkarem’in Ramin köyünde saldırıya geçen yerleşimciler, Filistinlilere ait bir traktörü ve bir aracı ateşe verdi. Kalkilya’da ise İsrail ordusu, Haca, Cinsafut ve Baka el-Hatab köylerinde ev baskınları yaparak aralarında Nur ve Fehd Berğusi’nin de bulunduğu 5 kişiyi gözaltına aldı.
Selfit’te yerleşimcilerin saldırısı sonucu bir araç yoldan çıkarak devrildi; araçtaki bir Filistinli yaralandı. Nablus’ta ise İsrail güçleri, Sarra köyünün girişini beton bloklarla kapatarak hareket alanını kısıtladı.
Gözaltı dalgası devam ediyor
Operasyonlar, Beytüllahim ve Kudüs çevresinde de etkili oldu. Beytüllahim’in kuzeyindeki Aida Mülteci Kampı’na düzenlenen baskınlarda; Cuma Nahid el-Cucu (44), Ahmed Adil Hacahre (33) ve Raafat Riyad Mılış (35) gözaltına alındı. Kudüs’ün kuzeydoğusundaki Anata ve Ram beldelerinde ise askeri hareketlilik ve ev baskınları kaydedildi.
Bölgedeki yerel kaynaklar, baskınların ve yerleşimci saldırılarının koordineli bir şekilde arttığına dikkat çekerek, bunun Batı Şeria’daki Filistinlilerin günlük yaşamını ve güvenlik ortamını ciddi biçimde tehdit ettiğini vurguluyor.



