Suriye’nin güneyindeki Dera kenti kırsalında yaşayan Baha İbrahim el-Mısri, savaş ve kriz yıllarında yağmalanmaktan ve yurt dışına kaçırılmaktan kurtardığı binlerce parçalık dev tarihi eser koleksiyonunu Dera Eski Eserler ve Müzeler Müdürlüğü’ne teslim etti. Sosyal medyada büyük övgü toplayan bu örnek girişim, kültürel mirası koruma bilincinin en somut örneklerinden biri olarak gösterildi.
Heyt köyü sakini olan El-Mısri, kendi kişisel çabası ve maddi birikimiyle yaklaşık 20 yıldır topladığı ve koruma altına aldığı tarihi objeleri devlete devretti. Özellikle iç savaş döneminde tarihi eser kaçakçılığına karşı adeta bir kalkan oluşturan Suriyeli koleksiyoner, eserlerin ait olduğu topraklarda kalmasını sağlayarak Dera Ulusal Müzesi envanterine kazandırdı.
Sümerlerden Osmanlı’ya uzanan devasa miras
Müzeye bağışlanan zengin koleksiyon, çok geniş bir kronolojik dönemi ve kültürel çeşitliliği kapsıyor. Sümer döneminden başlayarak Roma, Bizans, İslami devirler ve Osmanlı İmparatorluğu’na kadar uzanan binlerce parça arasında öne çıkanlar şunlar:
- Eşyalar ve Takılar: Antik pişmiş toprak, cam ve bakır kaplar, kandiller, boncuklar, değerli taşlar ve döneme ait tılsımlar.
- Tarihi Silahlar: Farklı dönemlere ait antik hançerler, mızrak uçları ve savaş aletleri.
- Nadir Sikkeler: Geniş bir gümüş ve bronz sikke koleksiyonunun yanı sıra 1900’lü yılların başına tarihlenen nadir Suriye paraları.
- Yazıtlar: Üzerinde antik yazı ve kabartmaların bulunduğu tarihi taş oymalar.
“Tarihin ve hafızanın muhafızı”
Eserlerin devir teslim töreni, Suriye Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürü Mesud Bedevi ve yerel yetkililerin katılımıyla Dera Ulusal Müzesi’nde gerçekleştirildi.
Eski Eserler Genel Müdürlüğü, milli kimliği ve ortak hafızayı koruma yolunda sergilediği yüksek vatandaşlık bilinci dolayısıyla Baha el-Mısri’ye teşekkür etti. Sosyal medyada büyük yankı uyandıran olay sonrası kullanıcılar, fedakar vatandaşa “Havran’ın vefakar evladı” ve “Tarihin ve hafızanın muhafızı” unvanlarını verdi.



