İsrail “Dini Siyonizm” partisi milletvekili Zvi Sukkot, işgal altındaki Kudüs’ün Eski Şehir bölgesinde bulunan İslam Yetimhanesi’ne (Dar el-Eytam) yönelik bir baskın düzenledi. Sosyal medya hesabından paylaştığı videoda, okulun tabelasını kırdığı, Filistin bayrağını ve tarihi Filistin haritasını tahrip ettiği görülen Sukkot, İslam eğitimi kitaplarını da yere fırlatarak hakaret etti.
Sukkot’un, “Filistin yönetimine bağlı bir okulun İsrail egemenliğindeki topraklarda varlığını sürdüremeyeceği” yönündeki açıklamaları ve okulu kapatma tehdidi, bölgede gerilimi tırmandırdı.
Ürdün Senatosu’ndan uluslararası topluma çağrı
Yaşanan skandalın ardından Ürdün Senatosu Filistin Komitesi, olayı sert bir dille kınadı. Komite, saldırının sadece bir kuruma değil, Filistin’in ulusal kimliğine ve hafızasına yönelik planlı bir saldırı olduğunu belirtti.
Yapılan açıklamada, bu eylemin İsrail hükümetinin resmi politikası haline gelen aşırı sağcı zihniyetin bir yansıması olduğu vurgulandı. Ürdün Senatosu, uluslararası topluma ve ilgili kurumlara şu çağrılarda bulundu:
-
Acil Müdahale: Birleşmiş Milletler (BM), Güvenlik Konseyi ve UNESCO başta olmak üzere uluslararası kuruluşların bu saldırıya karşı ivedilikle devreye girmesi gerektiği belirtildi.
-
Koruma Talebi: Filistin eğitim kurumlarının sistematik saldırılara karşı uluslararası hukuk kapsamında korunması için caydırıcı önlemlerin alınması istendi.
-
Hesap Verebilirlik: Okula ve eğitim materyallerine saldıran sorumluların uluslararası arenada hesap vermesi gerektiği ifade edildi.
“Bireysel değil, sistemli bir saldırı”
Ürdün Senatosu, bu saldırının münferit bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Komite raporunda, saldırının Cenevre Sözleşmeleri ve uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu vurgulanarak, İsrail’in Kudüs’teki eğitim ve dini kurumları “Yahudileştirme” politikasının bir parçası olduğu savunuldu.
Açıklamada ayrıca, İsrail’in tarihsel gerçekleri tahrif etme ve Filistinlilerin eğitim hakkını gasp etme girişimlerinin, Kudüs halkının iradesini kırmayacağı ve haklı davalarından vazgeçirmeyeceği belirtilerek, Filistin halkının yanında olunduğu yinelendi.



