Brezilya hükümetinin yayımladığı 2026 tarihli enerji verileri, petrol ticaretinde dikkat çeken bir değişikliği gözler önüne serdi. Brezilya Ulusal Petrol, Doğalgaz ve Biyoyakıt Ajansı’nın (ANP) “2026 Enerji İstatistikleri Kitabı”na göre, Brezilya 2025 yılı içerisinde İsrail’e doğrudan ham petrol ihracatı yapmadı.
Bu durum, 2024 yılında kaydedilen yaklaşık 2,9 milyon varillik (215,9 milyon dolar değerinde) doğrudan ihracatın ardından gerçekleşen keskin bir düşüşü temsil ediyor. Brezilya basını ve enerji sektörü kaynakları, söz konusu “sıfır ihracat” verisini, bölgedeki jeopolitik gerilimler ve İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarına karşı artan uluslararası baskı ekseninde değerlendiriyor.
BDS’den “Arka kapı” uyarısı
Brezilya’nın İsrail’e yönelik doğrudan petrol satışlarını durdurması, Filistin’e destek veren sivil toplum kuruluşları ve BDS (Boykot, Yatırımların Geri Çekilmesi ve Yaptırımlar) hareketi tarafından bir “zafer” olarak nitelendiriliyor. Ancak BDS yetkilileri, doğrudan ihracatın durmasının “enerji ablukası” anlamına gelmediğini vurgulayarak önemli bir uyarıda bulunuyor.
BDS temsilcileri, Brezilya petrolünün İsrail’e ulaşmak için “arka kapı” yöntemlerini kullanabileceği endişesini taşıyor:
-
Dolaylı rotalar: Petrolün üçüncü ülkelere (örneğin İtalya’daki Sardinya adasındaki Saras rafinerisi gibi merkezlere) satılıp, burada rafine edildikten sonra İsrail’e gönderilme riski bulunuyor.
-
Süreç karmaşıklığı: Uluslararası enerji piyasalarında şeffaflık eksikliği nedeniyle, Brezilya menşeli petrolün karmaşaya uğrayarak veya farklı ticari etiketlerle İsrail limanlarına ulaşması ihtimali devam ediyor.
Hükümet ve ticaret politikası sınavı
Brezilya’da bu istatistiksel değişim, Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva’nın İsrail ile olan diplomatik gerilimi ile de paralellik gösteriyor. Lula hükümeti, İsrail’in Gazze’deki politikalarını “soykırım” olarak nitelendirmiş ve diplomatik ilişkilerde seviyeyi düşürmüştü.
ANP’nin yayımladığı rapor, bu ticaret değişikliğinin arkasında doğrudan bir “hükümet kararnamesi” veya resmi bir ambargo kararı olduğunu belirtmiyor. Veriler, piyasa koşulları veya şirket bazlı kararların bir sonucu olarak doğrudan rotanın kullanılmadığını gösteriyor.
Bundan sonra ne olacak?
BDS hareketi ve sendikal yapılar, 2025 yılı verilerinin sadece bir başlangıç olması gerektiğini savunuyor. Kampanya grupları, Brezilya hükümetinden artık sadece “doğrudan ihracatı kesmesini” değil, aynı zamanda;
-
Son kullanıcı denetimi: Petrol satış sözleşmelerine “nihai varış noktası İsrail olamaz” şartının eklenmesini,
-
Şeffaflık: Petrolü satın alan aracı şirketlerin denetlenmesini,
-
Yasal güvence: Dolaylı yollardan yapılan ticaretin de önüne geçecek hukuki düzenlemeler getirilmesini talep ediyor.
Brezilya’nın bu adımı, küresel enerji tedarik zincirlerinin siyasi tartışmalardan nasıl etkilendiğini gösteren somut bir vaka olarak takip edilmeye devam ediyor.



