Namaz vakitleri —
  • İmsak 00:00
  • Güneş 00:00
  • Öğle 00:00
  • İkindi 00:00
  • Akşam 00:00
  • Yatsı 00:00
  • Sonraki namaza kalan süre
    00
    SAAT
    :
    00
    DAKİKA
    :
    00
    SANİYE
  1. Haberler
  2. Biyografi
  3. Hizbullah’ın kökenleri: Lübnan’ın sosyokültürel dinamikleri

Hizbullah’ın kökenleri: Lübnan’ın sosyokültürel dinamikleri

Hizbullah, her ne kadar İran devrimi ile özdeşleştirilse de, hareketin doğuşu Lübnan kırsalındaki sosyopolitik dönüşüm ve yerel dini uyanışın bir ürünü olarak görülüyor.

Hizbullah'ın kökenleri: Lübnan'ın sosyokültürel dinamikleri
Google'da Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hizbullah’ın 1982’deki İsrail işgaliyle görünürlük kazanan yapısı, sadece bölgesel bir ittifakın değil, Lübnan içindeki derin toplumsal değişimlerin bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Analist Beşşar el-Lakkis, hareketin kökenlerini üç ana eksende inceliyor: Kırsaldan kente göçün yarattığı siyasi bilinç, Lübnan’a özgü İslami uyanış ve küresel devrimci akımların yerel geleneklerle birleşmesi.

Kırsalın uyanışı ve Şii meselesi

Hareketin temelinde, 1950 ve 60’lı yıllarda Lübnan kırsalında, özellikle Güney ve Bekaa bölgelerinde yaşanan ekonomik zorluklar yatıyor. Kentleşme süreciyle Beyrut’un dış mahallelerine (varoşlara) yerleşen yoksul kitleler, burada yeni bir siyasi kimlik kazandı. Seyyid Musa es-Sadr‘ın Lübnan’a gelişi ve Emel Hareketini kurmasıyla bu kitleler, merkezin kendilerini ihmal etmesine karşı güçlü bir siyasi özne haline gelmeye başladı.

İslami uyanış ve “Dava” geleneği

Hizbullah’ın kadro yapısını şekillendiren ikinci önemli unsur, Lübnan Şii toplumu içindeki İslami uyanıştır. Müslüman Kardeşler’in çalışma yöntemlerinden etkilenen ancak kendi yerel karakterini koruyan “Dava” hareketi, bireyden devlete uzanan bir toplumsal dönüşümü hedefledi. Bugün Hizbullah liderliğinde bulunan Naim Kasım gibi isimler, bu entelektüel ve teşkilatçı geleneğin içerisinden yetişti.

Yerel direnç ve küresel etkileşim

Hizbullah’ın askeri ve devrimci kimliği, sadece İran etkisiyle değil, Lübnan’daki Filistin direniş tecrübesi ve küresel sol akımlarla girdiği etkileşimle de harmanlandı. Özellikle “Öğrenci Taburu” ve “İslami Cihad Örgütü” gibi yapılar, Hizbullah öncesi dönemde Batı karşıtı ve direniş odaklı bir “İslami kurtuluş teolojisi” inşa etti. Bu süreçte yerel bir fenomen olarak başlayan hareket, 1979 İran Devrimi’ni kendisi için “ilham verici bir model” olarak benimsedi.

Millileşme ve kimlik karmaşası

1990’larda iç savaşın sona ermesi ve 1992 seçimleriyle birlikte Hizbullah, teorik duruşunun ötesinde pratik bir “Lübnanlılaşma” sürecine girdi. Hareketin bayrağından “Lübnan’da İslam Devrimi” ibaresinin çıkarılıp “Lübnan’da İslami Direniş” ifadesinin getirilmesi, kimliğini belirli bir amaca odaklı (direniş) sınırlama çabası olarak yorumlanıyor.

2000 yılındaki İsrail çekilmesi ve 2009’daki Siyasi Belge ile Hizbullah, Lübnan’ı “tüm evlatları için nihai vatan” olarak tanıdığını resmen ilan etti. Ancak Suriye İç Savaşı ve ardından gelen bölgesel krizler, hareketin “ulusal direniş”, “mezhepsel kimlik” ve “bölgesel ittifak” unsurları arasında bir denge kurma zorunluluğunu ve bu unsurlar arasındaki potansiyel çatışmaları yeniden tartışmaya açtı. Günümüzde 7 Ekim sonrası süreç, Hizbullah’ı yeniden “direniş” eksenli kökenlerine döndürürken, Lübnan’ın geleceğindeki rolü üzerine yeni soruları da beraberinde getiriyor.

Hizbullah’ın kökenleri: Lübnan’ın sosyokültürel dinamikleri

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.