Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Jassim el-Bedivi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) yaptığı kritik konuşmada, İran’ın bölge ülkelerine yönelik saldırılarını ve uluslararası hukuku hiçe sayan politikalarını sert bir dille eleştirdi. “Doğal Kaynakların Yönetimi: Barış, Güvenlik ve Refahın Sekeri” başlıklı oturumda hitap eden el-Bedivi, Tahran yönetiminin izlediği stratejinin küresel ekonomiyi ve bölge istikrarını tehlikeye attığını vurguladı.
Körfez ülkelerine yönelik saldırılar uluslararası hukuku ihlal ediyor
El-Bedivi, İran’ın füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) KİK üyesi ülkeleri ve bölgedeki diğer devletleri hedef almaya devam ettiğini belirtti. Bu eylemlerin uluslararası hukukun temel prensiplerini ve Birleşmiş Milletler Şartı’nı açıkça çiğnediğini ifade eden Genel Sekreter, söz konusu saldırıların kalkınma hamlelerini sekteye uğrattığını ve küresel ekonomik istikrarı risk altına soktuğunu kaydetti.
Uluslararası topluma ve BMGK’ya çağrıda bulunan el-Bedivi, İran’ın bu saldırılarına karşı somut adımlar atılması gerektiğini belirterek, “Doğal kaynaklar çatışma ve bölünme sebebi değil, iş birliği ve kalkınma köprüsü olmalıdır” mesajını verdi.
Küresel enerji güvenliği ve deniz ticareti tehdit altında
Konuşmasında deniz ticaret yollarına ve enerji güvenliğine de ayrı bir parantez açan KİK Genel Sekreteri, İran’ın ticari gemileri hedef almasının, denizlere mayın döşemesinin ve Hürmüz Boğazı’nı kapatma yönündeki tekrarlanan tehditlerinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Güvenli bir deniz ticaretinin ve serbest dolaşımın engellenmesinin tüm dünyayı etkileyen bir enerji krizine yol açabileceğine dikkat çeken el-Bedivi, bu tür eylemlerin küresel ticaret ağlarını doğrudan sabote ettiğini ifade etti.
Houthi milislerinin tehditleri ve bölgedeki son durum
İran bağlantılı aktörlerin bölgedeki istikrarsızlaştırıcı rolüne de değinen el-Bedivi, Yemen’deki Houthi grubunun Suudi Arabistan’a yönelik düşmanca açıklamalarını ve Babülmendep Boğazı’nı kapatma tehditlerini şiddetle kınadı. Bu tür çıkışların tehlikeli birer tırmanış olduğunu vurgulayan el-Bedivi, bunun uluslararası seyrüsefer serbestliğine doğrudan bir tehdit oluşturduğunu kaydetti.
Bölgede artan askeri hareketlilik ve yeniden tırmanan çatışma ortamı, uluslararası diplomasinin gündemindeki sıcaklığını korurken, KİK yönetimi ortak güvenlik ve egemenlik haklarının kararlılıkla savunulacağını yineliyor.



