ABD ile İran arasında tırmanan askeri çatışmalar, taraflar arasındaki masadaki diplomasi çabalarını gölgede bırakarak bölgesel bir savaş riskini en üst seviyeye çıkardı. Aracı ülkelerin Washington ile Tahran yönetimi arasındaki gerilimi düşürmek ve askeri mütabakat koşullarına dönülmesini sağlamak amacıyla sunduğu 10 günlük geçici ateşkes önerisi, Tahran’dan henüz resmi ve kesin bir onay alabilmiş değil.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Baghaei, arabulucular aracılığıyla gerilimi azaltmaya yönelik çeşitli tekliflerin kendilerine ulaştığını teyit ederken, teklifin detaylarına ve kabul edilip edilmediğine ilişkin net bir bilgi vermekten kaçındı. Tahran yönetimi, bağlayıcı bir anlaşma yerine kısa süreli duraklamaların askeri açıdan riske yol açabileceği gerekçesiyle mesafeli duruyor.
Güney vilayetlerinde bombardıman ve Khark Adası tehdidi
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD ordusunun üst üste 11 gecedir İran’ın güney kıyılarına, askeri komuta merkezlerine, insansız hava aracı (İHA) ve füze hangarlarına yönelik hava operasyonlarını aralıksız sürdürdüğünü duyurdu. Operasyonların özellikle Qeshm, Kish ve Abu Musa adaları ile Bender Abbas gibi kritik sahil kentlerinde yoğunlaştığı bildirildi.
Özellikle İran petrollerinin ana ihraç noktası olan Khark (Kharg) Adası ve çevresindeki askeri hareketlilik gerilimin odak noktası oldu. İran İçişleri Bakanlığı yetkilileri, bölgedeki halkın tahliyesine yönelik herhangi bir resmi karar alınmadığını ifade ederken; Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Baghaei, ABD’nin Khark Adası’na yönelik olası bir kara harekatı ya da işgal girişiminin “ağır sonuçları olacağı” uyarısında bulundu.
Karşılıklı altyapı tehditleri: “Köprüler ve santraller hedefte”
Savaşın boyutu, askeri hedeflerin ötesine geçerek sivil ve kritik altyapı tesislerini kapsayacak şekilde genişliyor. ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere veya tankerlere düzenlenecek her bir İran saldırısına misilleme olarak Tahran ve çevresindeki bir köprü veya elektrik santralinin imha edileceğini ilan etti.
Trump’ın tehditlerine İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’tan çok sert yanıt geldi:
“Ya Herkes İçin Ya Hiç Kimse İçin”
Kalibaf yaptığı açıklamada, “Bu savaşın denklemi açıktır: Ya herkes için güvenlik ya da hiç kimse için. İran’ın petrol satamadığı bir coğrafyada başka hiç kimse petrol satamayacaktır. Hürmüz Boğazı’nın güvenliği, ABD güçlerinin bölgeden tamamen çekilmesine bağlıdır” dedi.
İngiltere elçilik personelini çekti
Gelişen askeri kriz ve güvenlik risklerinin tırmanması üzerine İngiltere Dışişleri Bakanlığı, Tahran’daki diplomatik personelini geçici olarak ülkeden tahliye ettiğini ve elçilik faaliyetlerinin uzaktan yürütüleceğini duyurdu.
Askeri uzmanlar, 10 günlük ateşkes teklifinin askıda kalması ve tarafların enerji ile nakliye koridorlarına doğrudan saldırı tehditlerinde bulunmasının, bölgesel krizin topyekün bir savaşa dönüşme ihtimalini kuvvetlendirdiğini belirtiyor.



