İçişleri bölgelerindeki Arap toplumunda tırmanan şiddet ve organize suç dalgasına karşı tepkiler büyüyor. Ümmülfehm şehrinde bir araya gelen onlarca Filistinli, düzenlenen protesto gösterisiyle hükümeti ve polis teşkilatını, suç örgütleriyle “iş birliği yapmakla” suçladı.
Göstericiler, sadece artan cinayetleri değil, aynı zamanda Müslüman toplumunun inanç özgürlüğünü hedef alan ve “ezan yasağı” olarak bilinen ırkçı yasa tasarısını da sert bir dille eleştirdi. Meydana dökülen halk, “Ezanın sesi ırkçılardan daha güçlüdür”, “Kanımız, Yahudi kanından daha az kırmızı değildir” ve “Sessizlik, suçlulara güç verir” yazılı dövizlerle seslerini duyurmaya çalıştı.
“Silahlar ordudan sızıyor”
Protestoda söz alan Ümmülfehm Halk Komitesi Başkanı Muhammed Mahamid, toplumun içinde bulunduğu kaos ortamının tesadüf olmadığını savundu. Mahamid, organize suçların bu denli yaygınlaşmasının ana sebebinin resmi makamların “bilinçli ihmali” ve “iş birliği” olduğunu ileri sürdü.
Mahamid, dikkat çeken bir iddiada bulunarak, toplumdaki şiddeti besleyen silahların birçoğunun İsrail ordusundan sızdığını belirterek, “Bu silahlar, yetkililerin mücadelesizliği sayesinde suç örgütlerinin eline geçerek toplumumuzu zehirliyor” ifadelerini kullandı.
2026’da bilanço ağır: 135 kurban
Ülke genelinde organize suçların yarattığı güvensizlik ortamı, verilerle de doğrulanıyor. İstatistiklere göre, 2026 yılının başından bu yana Arap toplumunda işlenen cinayetlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 135’e ulaştı.
Toplum “sahipsiz” bırakıldı
Sivil toplum kuruluşları ve bölge sakinleri, İsrail polisi ve hükümetini, yaşanan bu “kanlı şelaleye” karşı hiçbir somut adım atmamakla suçluyor. Göstericiler, devletin güvenlik politikalarının Arap toplumunu korumak yerine, onları kaderine terk ettiğini ve suç örgütlerinin egemenliğine zemin hazırladığını vurguluyor.



