Amerika Birleşik Devletleri’nin göç ve nüfus artışıyla öne çıkan eyaletlerinden Teksas’ta, Müslüman toplumunun varlığı genişledikçe siyasi ve resmi düzeydeki İslamofobik söylem ve uygulamalar hızla tırmanıyor. New York Times’ın hazırladığı kapsamlı araştırma raporu, eyalette aşırı sağ söylemlerin artık resmi devlet politikalarına, yasal soruşturmalara ve idari yaptırımlara dönüştüğünü ortaya koyuyor.
Eyalette yaşayan Müslümanlar Amerikan toplumunun ayrılmaz bir parçası olduklarını vurgularken, muhafazakar siyasetçiler ve yerel otoriteler İslami kurumları hedef alan adımları sıklaştırıyor.
Artan nüfus ve bölgedeki demografik dönüşüm
Teksas’ta Müslüman nüfusun yaklaşık 300 bin ile 500 bin arasında olduğu ve eyalet nüfusunun yüzde 1 ila 2’sini oluşturduğu tahmin ediliyor. Özellikle Dallas-Fort Worth bölgesi, kaliteli okulları ve uygun yaşam maliyetleri nedeniyle yoğun bir Müslüman yerleşimine sahne oluyor:
-
Göçmen Sayısındaki Artış: Dallas-Fort Worth bölgesinde çoğunluğu Müslüman ülkelerden gelenlerin sayısı 2024 itibarıyla 159 bini aşarak son on yılda ikiye katlandı.
-
Cami Sayısı Katlandı: Bölgedeki en büyük 4 idari bölgede cami sayısı son yirmi yılda 28’den 76’ya yükseldi; Collin bölgesinde ise 3’ten 12’ye çıktı.
Resmi makamların baskı ve soruşturma hamleleri
Müslümanların sosyal ve dini alandaki görünürlüğünün artması, Cumhuriyetçi eyalet yönetiminin sert tedbirler almasına yol açtı. Dallas’ın doğusunda bir cami içeren gayrimenkul projesinin duyurulmasının ardından Teksas Valisi Greg Abbott ve Başsavcı Ken Paxton, eyaletteki İslami kuruluşlara yönelik geniş çaplı soruşturmalar başlattı.
Eyalet yönetiminin attığı tartışmalı adımlar arasında şunlar yer alıyor:
-
Havalimanı ve Etkinlik Kısıtlamaları: Müslüman yolcular için abdesthane alanı sağlayan havalimanlarına yönelik fon kesintisi tehditleri savruldu ve su parklarında düzenlenen bayram kutlamaları iptal edildi.
-
CAIR Kararı: Amerika-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR), federal düzeyde böyle bir tanım bulunmamasına rağmen Teksas eyaleti tarafından “terör örgütü” listesine alındı; kurum kararı yargıya taşıdı.
Toplumsal alanda taciz ve artan güvenlik endişeleri
Siyasi söylemin sertleşmesi, sokaktaki Müslümanların günlük yaşamına doğrudan yansıyor. Houston’da yeni bir İslam merkezine yönelik tehditler yargıya taşınırken, Conroe kentindeki bir markette Müslüman müşterilere yönelik ırkçı sözlü saldırılar ve Dallas banliyölerinde cami genişletme tartışmaları sırasında yaşanan fiziki saldırılar güvenlik endişelerini derinleştirdi.
ABD Sahil Güvenlik personeli Gulam Kehar gibi kamu görevlileri dahi artan nefret iklimi nedeniyle ailelerini ülkenin kuzey sınırına taşımak zorunda kaldıklarını belirtiyor.
Hukukçulardan anayasal haklar ve direnç vurgusu
Teksas Temsilciler Meclisi’nin yeni yasama dönemi öncesinde muhafazakar milletvekilleri, ailevi uyuşmazlıklarda danışmanlık hizmeti veren İslami heyetleri ve dini pratikleri kısıtlayacak yeni yasal düzenlemeler hazırlıyor. Muhafazakar kanat bu adımları “kamusal entegrasyon” olarak savunurken, hukukçular İslam’ın bir din yerine “siyasi ideoloji” olarak yeniden tanımlanarak Anayasa’nın Birinci Ek Maddesi kapsamındaki inanç özgürlüğü korumasının delinmek istendiği uyarısında bulunuyor.
Tanınmış Müslüman akademisyen Ömer Süleyman ise iftira ve karalama kampanyalarına karşı hukuki mücadelenin önemine dikkat çekerek, bu saldırıların siyasi ve yasal maliyetinin artırılması gerektiğini ve hakların anayasal zemin üzerinde savunulacağını vurguladı.



