Fransa’nın başkenti Paris’in kuzeydoğusundaki Aulnay-sous-Bois kentinde bulunan Takva Camisi, Fransız makamlarının aldığı kararla 6 ay süreyle kapatıldı. Yüzlerce kişinin ibadet ettiği ve gençlerin dini eğitim aldığı caminin mühürlenmesi, cami yönetimi ile yetkililer arasında İslamofobi tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Seine-Saint-Denis Valiliği, İç Güvenlik Yasası’na dayanarak aldığı kapatma kararına gerekçe olarak, camide verilen vaazlarda “şiddet ve nefreti teşvik eden, terörü öven ve çocuklara şiddeti savunan fikirlerin yayılmasını” gösterdi.
Cami yönetimi ve imamdan suçlamalara ret
Cami yönetimi ve cami imamı Sufyan Ebu Eyyub Hamidi, yöneltilen suçlamaları kesin bir dille reddetti. Hamidi, vaazlarında geçen dini kavramların bağlamından koparılarak çarpıtıldığını ve şiddet çağrısı gibi yansıtıldığını belirtti. Vaazlarında barış, ahlak ve doğru dini bilgi aktarımını öncelediğini vurgulayan imam, cehaletin aşırılıkları beslediğini ifade etti.
Takva Camisi Derneği Başkanı Necip Kaalul ise kararın somut kanıtlara dayanmadığını belirterek, İmam Nevevi’nin Fransa’daki tüm kitapçılarda serbestçe satılan klasik eseri “Riyazü’s-Salihin” gibi temel dini kaynakların dahi aşırılık göstergesi sayılmasını eleştirdi. Kaalul, camide Kur’an-ı Kerim okunmasının dahi suçlama konusu haline getirilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Sosyal doku ve mahalle arabuluculuğu
Cami cemaati, mekanın yalnızca ibadet için değil, mahalledeki sosyal dengenin korunması açısından da kritik bir işlev gördüğünü belirtiyor. Gençlerin sokak çatışmalarından uzak tutulması, mahalle sakinleri arasındaki anlaşmazlıkların çözüme kavuşturulması ve gençlere rehberlik edilmesi gibi alanlarda caminin önemli rol oynadığı ifade ediliyor.
Hukuki süreç ve laiklik tartışması
Cami yönetimi, kararın yargı denetimine taşınacağını ve ön yargılardan uzak, tamamen somut olgulara dayalı adil bir inceleme beklediklerini açıkladı. Kararın Fransa genelinde son yıllarda Müslüman kurum ve ibadethanelerine yönelik artan baskıların bir parçası olduğu savunulurken, Müslümanların eşit vatandaşlık haklarına saygı duyulması çağrısında bulunuldu.



