Kuşatma altındaki Gazze Şeridi’nde görev yapan sağlık çalışanları, hastane baskınları sırasında ameliyathanelerden doğrudan gözaltı merkezlerine götürülerek sistematik işkence, fiziksel darp ve hakaretlere maruz kaldıklarını açıkladı. El-Ehli Baptist, Şifa ve Kemal Advan hastanelerinde görevli sağlık personelinin aktardığı tanıklıklar, İsrail güçlerinin sağlık personeline yönelik ihlallerini ortaya koydu.
El-Ehli Baptist Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İsam Ebu Acve, 18 Aralık 2023’te hastanenin kuşatılması sırasında ameliyathanedeki kanamalı hastaları zorla bırakmak zorunda kaldıklarını belirterek, gözleri bağlı ve kelepçeli şekilde İsrail içindeki gözaltı merkezlerine nakledildiklerini aktardı.
“Müzik Odası” ve ağır işkence yöntemleri
Dr. Ebu Acve, gözaltı merkezlerindeki insanlık dışı koşulları ve uygulanan psikolojik-fiziksel işkenceleri şu detaylarla anlattı:
-
Sürekli Ses ve Işık İşkencesi: 24 saat boyunca yüksek desibelli müzik yayını ve güçlü projektörlerin açık tutulduğu “müzik odası” adlı hücrelerde sorgulandıklarını belirtti.
-
Fiziksel Şiddet ve Soğuk: Dondurucu klimalar altında soğuk su püskürtüldüğünü, temel tıbbi bakım, su ve battaniyeden mahrum bırakıldığını, ağır darp sonucu dişlerinin kırıldığını ifade etti.
Şifa ve Kemal Advan hastanelerindeki sistematik tasfiye
19 Mart 2024’te Şifa Tıp Kompleksi baskınında gözaltına alınan Riyad Muhammed ez-Zaim, 14 yaş üstü tüm erkeklerin 5’erli gruplar halinde çıkarıldığını, unvan ve uzmanlıklarına bakılmaksızın özellikle doktoralı hekim ve cerrahların ağır şekilde darbedildiğini söyledi.
Kemal Advan Hastanesi Hemşirelik Hizmetleri Müdürü Dr. İyd Abdulkadir Sabah ise sağlık personelini görevden vazgeçirmek amacıyla aile fertlerinin doğrudan hedef alındığını bildirdi:
-
Yakılan Sağlık Birimleri: Bombardımanlar sonucu ameliyathanelerin tamamen kül olduğunu ve hastanenin yıkım tehdidi altında hizmet vermeyi sürdürdüğünü kaydetti.
-
Gözaltındaki Kayıplar: Hastanenin basın biriminde gönüllü çalışan oğlu Muhammed’in baskın sırasında alıkonulduğunu ve uluslararası kuruluşların girişimlerine rağmen aylardır akıbeti hakkında hiçbir bilgi alamadıklarını aktardı.
Sağlık personeline ve sivil altyapıya yönelik operasyonlar, uluslararası insani hukukun sağlık çalışanlarına tanıdığı dokunulmazlık ilkelerinin açıkça çiğnendiği yönündeki uluslararası tepkileri artırıyor.



