Suriye’nin İdlib kentinin doğu kırsalında yer alan stratejik Ebu Duhur Askeri Havaalanı, İsrail savaş uçaklarının hedefi oldu. Suriyeli askeri kaynaklar, Lübnan hava sahası üzerinden gelen savaş uçaklarının pist ve tesis çevresine 8 ayrı hava saldırısı gerçekleştirdiğini bildirdi. Saldırıda can kaybı yaşanmazken, havalimanı altyapısında maddi hasar meydana geldi.
Şam yönetimi, saldırıyı “haksız bir saldırganlık ve ülke egemenliğinin açık bir ihlali” olarak nitelendirerek en sert ifadelerle kınadı. Suriye Dışişleri Bakanlığı, uluslararası toplumu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni (BMGK) İsrail’in süregelen ihlallerine karşı net bir tavır almaya çağırdı.
Uluslararası toplumdan tepki: “Gereksiz bir tırmanış”
Saldırı bölgede ve uluslararası arenada geniş yankı uyandırdı. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Brack, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada derin endişe duyduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Ebu Duhur Hava Üssü’ne yönelik bu saldırılar, bölgesel istikrara hizmet etmeyen gereksiz bir gerilim tırmanışıdır. Şam yönetimi düşmanca bir tavır sergilememiş, aksine gerilimi düşürme yönündeki iradesini defalarca ortaya koymuştur.”
Türkiye Dışişleri Bakanlığı da saldırıyı kınayarak İsrail’in Suriye’nin altyapısını ve toprak bütünlüğünü hedef alan pervasız adımlarına karşı uluslararası hukukun işletilmesi gerektiğini vurguladı. Katar, Suudi Arabistan, Ürdün ve Mısır dışişleri bakanlıkları da peş peşe yayımladıkları bildirilerle saldırının bölgesel güvenliği tehdit ettiğini belirterek İsrail’in uluslararası hukuka uyması çağrısında bulundu.
Saldırının arka planı ve stratejik dengeler
Ebu Duhur Havalimanı, Suriye iç savaşı sırasında ağır hasar görmüş ve uzun süredir aktif uçuşlara kapalı tutulmuştu. Uzmanlar, İsrail’in bu operasyonla doğrudan askeri bir tehdidi bertaraf etmekten ziyade stratejik bir mesaj vermeyi amaçladığını değerlendiriyor.
Suriye hava gücünü engelleme girişimi
Güvenlik ve askeri uzmanlar, saldırının temel amacının Suriye’nin hava savunma ve havacılık altyapısını yeniden ayağa kaldırma girişimlerini sekteye uğratmak olduğunu belirtiyor. Operasyonun, Türkiye sınırına ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin konuşlu olduğu kuzey hattına yakın bir bölgede gerçekleşmesi ise İsrail’in bölgedeki güç dengelerine yönelik caydırıcılık mesajı verme çabası olarak yorumlanıyor.



