İşgal altındaki Batı Şeria’nın Nablus kenti güneyinde bulunan Kusra beldesine bağlı Re’sul Ayn bölgesinde, yasa dışı silahlı Yahudi yerleşimcilerin ve İsrail askeri birliklerinin Filistinlilere ait evlere yönelik uyguladığı abluka ikinci haftasına girdi.
Bölgede aralarında iki çocuğun da bulunduğu üç evde yaşayan 15 Filistinli sivil, temel yaşam ihtiyaçlarına erişimden tamamen mahrum bırakılmış durumda. Birleşmiş Milletler tarafından yapılan açıklamada, bölge sakinlerinin evlerinde temel haklarından yoksun ve korku içinde mahsur kaldığı bildirildi.
İnsani yardımların engellenmesi ve altyapı tahribatı
Kusra Belediye Başkanı Abdülazim Vadi, yerleşimcilerin ve İsrail güçlerinin bölgedeki şebekeleri onarmaya çalışan belediye ekiplerine ve iş makinelerine saldırdığını, bu nedenle evlere su ve elektrik akışının sağlanamadığını belirtti.
Pazar günü bölgeye ulaşmaya çalışan bir UNICEF yardım konvoyuna müdahale eden İsrail ordusunun, sınırlı gıda yardımına izin vermesine karşın su tankerinin evlerin yakınına yaklaşmasını engelleyerek alandan uzaklaştırdığı bildirildi. Olayları yerinden aktaran Al Jazeera muhabirleri, ordunun yerleşimcilerin abluka faaliyetlerine doğrudan lojistik ve güvenlik desteği sağladığını bildirdi.
“Su ve tuz içeriz ama evimizi terk etmeyiz”
Askeri güçlerin tepedeki bir evi karargaha dönüştürerek bölgeyi “kapalı askeri alan” ilan etmesine rağmen, tepe üzerinde yerleşimciler tarafından kurulan kaçak karakola yönelik tahliye kararlarını uygulamadığı belirtiliyor.
Kuşatma altındaki evlerde yaşayan Kusay Ebu Rayda, “Gıdamızı ve ilacımızı kesseler, sadece su ve tuz içmek zorunda kalsak bile atalarımızın toprağını terk etmeyeceğiz” diyerek evlerinden çıkmayacaklarını vurguladı.
Filistin Ulusal Girişimi Genel Sekreteri Mustafa Bargusi ve Af Örgütü temsilcileri, Kusra’da uygulanan yöntemlerin münferit olmadığını, Batı Şeria genelinde Filistinlileri yerinden etmeyi amaçlayan planlı ve sistematik bir stratejinin parçası olduğunu ifade etti.



