İsrail savaş uçaklarının Suriye’nin İdlib kenti kırsalında yer alan Ebu Duhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği 8 hava saldırısı, bölge başkentlerinde ve medya platformlarında geniş yankı uyandırdı. Türkiye sınırına yalnızca 60 kilometre mesafede gerçekleşen bu derinlikli operasyon; Suriye, İsrail ve Türk kamuoyunda farklı stratejik okumalarla tartışılıyor.
Suriye resmi kaynakları, pist altyapısını hedef alan saldırılarda herhangi bir can kaybı yaşanmadığını ve hasarın maddi boyutla sınırlı kaldığını açıkladı.
Suriye cephesi: “Suriye’nin gökyüzü ve egemenliği sahipsiz değil”
Suriye kamuoyu ve medyasında saldırıya karşı öfke ve tepki öne çıktı. Suriyeli gazeteci ve yazarlar, yeni yönetimin hava savunma ve ordu kapasitesini yeniden inşa etme çabalarının Tel Aviv tarafından kasıtlı olarak engellenmek istendiğini vurguladı.
Bölge uzmanı Mahmut Alluş, saldırının arka planına dikkat çekerek İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun iç siyasetteki baskılar ve seçim hesapları nedeniyle yeni bir gerilim arayışında olduğunu ifade etti. Alluş; Tel Aviv’in, Washington’ın telkinlerine rağmen Türkiye ile Suriye arasında gelişen iş birliğini stratejik bir dengesizliğe dönüşmeden önce sabote etmek istediğini belirtti.
İsrail basını: Türkiye ve hava gücü endişesi
Saldırı karşısında resmi makamlar sessizliğini korurken, İsrailli askeri analistler operasyonun hedeflerine ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
Türk hava savunma sistemleri iddiası
İsrailli gazeteciler Roi Kais ve Doron Kadosh, operasyonun Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara liderliğindeki yeni Şam yönetiminin hava üssünü rehabilite etmesini önleme amacı taşıdığını yazdı.
İsrail merkezli Alma Güvenlik Araştırma Merkezi ise saldırının, Türk yapımı “HİSAR” gibi hava savunma sistemlerinin bölgeye konuşlandırılması ihtimaline ve Suriye ordusuna gelişmiş teçhizat aktarılmasına karşı verilmiş doğrudan bir “önleyici ihtar” olduğunu öne sürdü. Araştırmacı Carmit Valensi ise İsrail’in “Savaşlar Arası Savaş” doktrininin yeni jeopolitik gerçeklik karşısında yetersiz kaldığı eleştirisinde bulundu.
Türkiye’deki yankılar: Ankara’ya açık bir mesaj
Operasyonun Türkiye sınırına çok yakın bir hatta ve Ankara’nın nüfuz alanında gerçekleşmesi, Türk analistler ve kamuoyu tarafından doğrudan bir mesaj olarak değerlendirildi.
Uzmanlar, ABD’nin İsrail’i frenlemekte yetersiz kaldığına işaret ederken, bu tür provokatif adımların Şam ile Ankara arasındaki askeri ve güvenlik iş birliğini daha da hızlandıracağını vurguladı. Yapılan yorumlarda, İsrail’in Türkiye’nin bölgedeki caydırıcılığını test etmeye çalıştığı ve gelişen Türkiye-Suriye diyaloğundan duyduğu rahatsızlığı sahaya yansıttığı kaydedildi.



