İran devriminin çalkantılı arka odalarında, hem dini eğitimini almış hem de sınır tanımayan bir gerilla gibi savaşmış olan Muhammed Muntazari’nin hikayesi dikkat çekiyor. Babası Ayetullah Hüseyin Muntazari, Şah döneminde ağır işkenceler görmüş ve devrim sonrası anayasada “Velayet-i Fakih” (hukukçunun vesayeti) makamının mimarlarından biri olmuştu. Ancak babasının gölgesinde kalmayan Muhammed, devrimi İran sınırlarının çok ötesine, tüm İslam dünyasına yayma hayaliyle Kum, Beyrut, Şam ve Avrupa başkentleri arasında mekik dokudu.
Hapishaneden Sınır Ötesi Silahlı Mücadeleye
1960’larda Şah rejimine karşı babasıyla birlikte hapis ve işkence yatan Muhammed Muntazari, 1968’de serbest kaldıktan sonra ülkeyi terk etti. Irak, Afganistan ve Avrupa’nın ardından Lübnan ve Suriye’ye geçerek Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile omuz omuza savaştı. Silahlı eylemlere olan mutlak inancı ve belinden eksik etmediği silahı nedeniyle muhalifleri ona “Ayetullah Ringo” lakabını takmıştı. 1978’de Şii lider Musa es-Sadr’ın Libya’da kaybolması üzerine, silahlı 200 adamıyla Tahran Havalimanı’nı basıp Libya’ya gitmek için uçak talep edecek kadar eylemci bir ruha sahipti.
Devletin Kurumlarıyla Çatışan “İslam Enternasyonali”
1979 İslam Devrimi’nin ardından Devrim Muhafızları’nın (Pasdaran) kurucu kadrosunda ve komuta kademesinde yer aldı. Ancak Muntazari için devrim İran’da bitmemişti; o, vizelerin ve sınırların kaldırıldığı bir “İslam Enternasyonali” hedefliyordu. Yurt dışındaki silahlı örgütleri desteklemek için kurduğu bağımsız ağlar ve “Satja” gibi yapılar, yeni kurulan devletin resmi kurumlarıyla ve hatta babasıyla gerilim yaşamasına neden oldu. Muntazari, hükümetin adımlarını yeterince “devrimci” bulmuyor, bürokrasinin devrimin ruhunu yavaşlattığına inanıyordu.
Kanlı Bir Veda
Siyasete de atılarak ilk meclise giren ve İslami Cumhuriyet Partisi’nin önde gelen isimlerinden biri olan Muntazari’nin fırtınalı hayatı oldukça ani bitti. 28 Haziran 1981’de, İslami Cumhuriyet Partisi’nin genel merkezine düzenlenen ve Ayetullah Muhammed Beheşti dahil 73 üst düzey yetkilinin hayatını kaybettiği o devasa bombalı saldırıda Muhammed Muntazari de yaşamını yitirdi. Devrime sığmayan bu figür, yıllar sonra babasının da defnedileceği Kum kentine gömüldü.
