Gazze Şeridi’nin güneyinde yer alan ve kentin en büyük atık su arıtma tesisi olan Şeyh Aclin İstasyonu, savaş boyunca maruz kaldığı ağır bombardıman ve yıkımın ardından tamamen atıl vaziyette bekliyor. Tesisin biyolojik arıtma kuleleri, idari binaları ve 1,2 megavatlık güneş enerjisi panelleri tahrip edilirken, arıtılmayan kanalizasyon suları sokaklara, vadilere ve doğrudan Akdeniz sahiline akmaya devam ediyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi, ABD Temsilcisi Jared Kushner ve “Barış Konseyi” yetkilileriyle Kudüs’te gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, Gazze’deki su ve kanalizasyon altyapısının onarılması konusunda mutabakata varıldığını duyurdu. Tel Aviv yönetimi kapsamlı bir yeniden imar sürecini reddetmeyi sürdürürken, yalnızca atık su şebekelerine yönelik bu kısmi adıma yeşil ışık yaktı.
Tesisin durumu ve acil ihtiyaçlar
Şeyh Aclin İstasyonu Müdürü Mühendis Mahmud Ebu Avad, tesisin yeniden asgari kapasiteyle çalışabilmesi için acil mühendislik müdahalelerine ihtiyaç duyulduğunu belirtti:
-
Enerji ve jeneratör: Elektrik şebekesi ve güneş panelleri tamamen yok olduğu için en az 250 kW gücünde jeneratör ve düzenli yakıt ikmali gerekiyor.
-
Mekanik ve hidrolik ekipman: Dalgıç ve mobil tahliye pompaları, kontrol panoları, kablolar ve vanaların temin edilmesi şart koşuluyor.
-
Çalışma takvimi: Malzeme ve ekipman girişine izin verilmesi durumunda tesisin 6 ila 8 hafta içinde asgari düzeyde çalışabileceği, kapsamlı biyolojik arıtmanın ise 3 ila 6 ay süreceği öngörülüyor.
Ebu Avad, arıtılmamış atık suların yer altı su kaynaklarına sızmasının kimyasal ve biyolojik kirlilik yarattığını; sivrisinek, kemirgen ve salgın hastalıkların (özellikle hepatit ve bağırsak enfeksiyonları) barınma merkezlerinde hızla yayıldığını vurguladı.
Siyasi analistler: “Seçim manevrası ve sınırlı adım”
Filistinli siyasi analist Visam Afife, Netanyahu’nun bu adımını diplomatik tıkanıklığı aşmaya dönük taktiksel bir manevra olarak değerlendiriyor. Afife, Netanyahu’nun ABD tarafına insani görünümlü bir taviz sunarken, aşırı sağcı koalisyon ortaklarının tepkisini çekmemek için adımı “çevre ve sağlık güvenliği” kılıfıyla sunduğunu belirtti.
Analistler, ekim ayı sonunda yapılması beklenen İsrail genel seçimleri öncesinde hükümetin Gazze’ye ağır iş makineleri ve geniş çaplı inşaat malzemesi girişine izin vermeyeceğini; sürecin uluslararası kuruluşlar eliyle sınırlı miktarda yakıt ve pompa tedarikiyle kısıtlı kalacağını savunuyor.
Sınır aşan çevre kirliliği endişesi
Gazze Su ve Çevre Kalitesi İdaresi Genel Müdürü Mazen el-Benna, İsrail’in temel motivasyonunun uluslararası baskıları hafifletmek ve arıtılmayan kanalizasyon sularının deniz akıntılarıyla İsrail sahillerine ulaşmasını engellemek olduğunu kaydetti.
El-Benna, Gazze genelinde su ve kanalizasyon şebekelerinin yüzde 80’inin tahrip edildiğini, mevcut 6 arıtma tesisinin tamamının devre dışı kaldığını ve kişi başına düşen günlük temiz su miktarının 20 litrenin altına gerilediğini aktardı. Sahadaki yetkililer, yedek parça ve jeneratör yağlarının girişine uygulanan abluka kalkmadıkça siyasi açıklamaların sahada somut bir karşılık bulamayacağını belirtiyor.



