İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kentinde ikamet eden kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Dr. Dima Emin (55), İsrail güçlerinin evine düzenlediği gece baskınıyla gözaltına alındı. Yaklaşık 30 yıldır kentte hekimlik yapan ve Dinya Kanser Tedavi Merkezi’nde görev alan Dr. Emin’in, gözaltında tutulduğu sırada kalp krizi geçirdiği ve acil tıbbi müdahaleye alındığı bildirildi.
Gece baskını ve gözaltında kalp krizi
Görgü tanıkları ve ailesinin aktardığı bilgilere göre, 18 Ağustos gecesi El-Tira Mahallesi’ndeki binaya giren İsrail birlikleri daire kapısını patlatarak Dr. Emin’i gözaltına aldı. Yaklaşık 30 saat boyunca ailesinin haber alamadığı Filistinli doktorun, tutulduğu merkezde rahatsızlanarak Kudüs’teki bir hastaneye sevk edildiği ve burada kalp anjiyosu olduğu öğrenildi.
İsrailli insan hakları örgütü B’Tselem, operasyon geçirmesine rağmen Dr. Emin’in elleri kelepçeli şekilde tutulduğunu ve gözaltı süresinin uzatılarak Kudüs’teki El-Meskobiyye Gözaltı Merkezi’ne gönderildiğini açıkladı.
Suçlama: Sosyal medya paylaşımları
Askeri mahkeme kayıtlarına göre Dr. Emin; “kışkırtıcılık yapmak”, “düşman örgüte destek vermek” ve “güvenliği tehlikeye atmak” gibi iddialarla suçlanıyor. Hak örgütleri, bu tür suçlamaların Batı Şeria’da Filistinli sivillerin, akademisyenlerin ve sağlık çalışanlarının sosyal medya aktivitelerini hedef almak için sistematik bir araca dönüştüğünü vurguluyor.
Sağlık personeline yönelik baskılara uluslararası tepki
Olayın ardından uluslararası ve yerel kurumlardan tepkiler yükseldi:
-
Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF): Dr. Emin’in gözaltına alınmasını kınayan örgüt; Hüsam Ebu Safiye, İyad er-Rantisi ve Muhammed Ubeyd gibi yüzlerce sağlık çalışanının somut bir suçlama olmaksızın alıkonulduğunu belirterek sağlık personelinin derhal serbest bırakılmasını istedi.
-
Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Gözaltıların insani yardım ve sağlık altyapısını çökertmeyi amaçladığını, halihazırda yaklaşık 250 sağlık görevlisinin tutuklu bulunduğunu duyurdu.
İnsan hakları kuruluşları, İsrail cezaevlerinde tıbbi ihmal ve kötü muamele nedeniyle tutukluların hayati tehlike altında olduğuna dikkat çekiyor.



