Gazze Şeridi’nde varılan ateşkes mutabakatının üzerinden 10 ay geçmesine rağmen, bölgede yerinden edilen yüz binlerce Filistinlinin yaşam mücadelesi ağırlaşarak sürüyor. Han Yunus başta olmak üzere çeşitli bölgelerde çadır kampların yıkılması, gıda yetersizliği ve devam eden silahlı saldırılar nedeniyle barınacak güvenli alan bulamayan aileler, son çare olarak mezarlıklara sığınmak zorunda kalıyor.
Sürekli tekrarlanan tahliye baskısı ve barınma alanlarının tahrip edilmesi, sivilleri sonu gelmeyen bir göç döngüsüne itiyor. 350’den fazla ailenin barındığı geçici çadır alanlarının yıkılmasıyla eşyalarını kaybeden siviller, hayatta kalabilmek için temel insani ihtiyaçlardan yoksun şekilde açıkta kalıyor.
Mezarlıklar dahi kurşunların hedefinde
Barınma krizinin derinleştiği bölgede birçok aile, mezarların arasına kurdukları derme çatma örtülerin altında yaşamaya çalışıyor. Ancak sığınılan mezarlıklar da güvenlik sağlamaktan uzak kalıyor; bölgeden gelen tanıklıklar, yerleşim alanlarının ve mezarlıkların doğrudan kurşunların ve saldırıların menzilinde olduğunu gösteriyor.
Sığınmacılar, can güvenliklerinin bulunmadığını ve çocuklarıyla birlikte en temel korunma imkanlarından dahi mahrum kaldıklarını belirterek uluslararası kamuoyuna güvenli barınma alanlarının oluşturulması ve evlerine dönüş imkanı sağlanması çağrısında bulunuyor.
İnsani yardım kısıtlamaları ve kayıplar
Ekim 2023’ten bu yana devam eden süreçte Gazze’de 73 binden fazla Filistinli hayatını kaybederken, 174 bini aşkın kişi yaralandı. 10 Ekim 2025’te duyurulan ateşkes anlaşmasına rağmen süregelen saldırılarda ise 1.283 sivil yaşamını yitirdi, 4 bin 248 kişi yaralandı.
2 milyonu aşkın sivil temel ihtiyaçlara ulaşamıyor
Yaklaşık 2,4 milyon nüfuslu Gazze Şeridi’nde 2,15 milyon insan yerinden edilmiş durumda yaşam mücadelesi veriyor. Ateşkes protokollerine rağmen bölgeye girmesi planlanan gıda maddeleri, ilaç, tıbbi malzemeler, çadır ve konteyner konut sevkiyatlarına yönelik engellemeler, bölgedeki insani felaketin boyutlarını her geçen gün artırıyor.



