İşgal altındaki Batı Şeria’nın Nablus kentine bağlı Kusra beldesinde, İsrail güçleri ve yerleşimcilerin stratejik Res el-Ayn Dağı bölgesindeki Filistinli ailelere yönelik uyguladığı abluka ikinci haftasını geride bıraktı. Batı Şeria’da yerleşimcilerin bir beldeye uyguladığı en uzun süreli kuşatmalardan biri olarak kayıtlara geçen süreçte, bölgedeki 3 evin çevresi kapatılarak sakinlerin temel ihtiyaçlarına ve tarım arazilerine erişimi engelleniyor.
Bölgede kaçak bir hayvancılık karakolu kuran yerleşimciler, evlerin tam karşısına çadırlar kurarak Kusra, Telfit ve Calud köyleri arasındaki bağlantı yolunu kesti. İsrail ordusu ise bölgeyi toprak setlerle kapatarak “kapalı askeri alan” ilan etti.
Deniz ve Ürdün manzaralı stratejik tepe
Kusra ile Calud arasında coğrafi bir sınır oluşturan Res el-Ayn Dağı (Ayn Ayna), deniz seviyesinden 930 metre yüksekliğiyle kritik bir jeostratejik konuma sahip. Zirvesinden batıda Akdeniz, doğuda ise Ürdün toprakları görülebilen tepe, aynı zamanda çevre köyleri besleyen önemli bir su kaynağını barındırıyor.
Tepe; Migdalim, Esh Kodesh, Kida ve Şilo yerleşim birimleri ile kaçak yerleşim çadırları tarafından dört bir yandan kuşatılmış durumda bulunuyor.
9 kilometrekarelik belde 3 kilometrekareye hapsedildi
Kusra Belediye Başkanı Abdülazim el-Vadi, yaşanan süreci yerleşimcilerin ordu koruması altında yürüttüğü kademeli bir toprak gaspı olarak nitelendirdi.
El-Vadi, Kusra’nın toplam yüzölçümünün yaklaşık 9 kilometrekare olduğunu ancak etrafı saran yerleşim birimleri, kaçak yapılar ve askeri kısıtlamalar sebebiyle yerel yönetimin ve halkın fiilen sadece 3 kilometrekarelik bir alana sıkıştırıldığını kaydetti.
Amaç tarımsal nefes borusunu kesmek ve zorunlu göç
Kuşatma altındaki Filistinli aileler, son 4 aydır yerleşimcilerin evlerini basmaya çalıştığını, son iki haftada ise baskının doğrudan fiziki bir ablukaya dönüştüğünü aktarıyor.
Belde sakinleri, uygulanan yol kapatmaların ve tacizlerin, Kusra’nın tarımsal ve kentsel genişleme için kalan son batı çıkışını ele geçirmeyi ve Filistinlileri topraklarını terk etmeye zorlamayı hedeflediğini belirterek tüm baskılara rağmen arazilerinde kalmaya devam edeceklerini vurguluyor.



