İşgal altındaki Batı Şeria’da şiddet olayları tırmanmaya devam ediyor. Bölgedeki sağlık ve yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, El Halil ve Cenin kentlerinde İsrail güçleri ile yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırıları sonucu 2 Filistinli hayatını kaybetti.
El Halil ve Cenin’de can kayıpları
El Halil’in kuzeydoğusundaki Hamruş bölgesinde bir Filistinli, yerleşimcilerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi. Günün erken saatlerinde ise Cenin kent merkezindeki el-Masarve Mahallesi’nde İsrail ordusunun operasyonu sırasında bir başka Filistinli vurularak hayatını kaybetti.
Filistin Kızılayı tarafından yapılan açıklamada, Cenin’in güneyindeki Zababide beldesine düzenlenen baskında göğsünden ve sırtından gerçek mermiyle vurulan 14 yaşındaki bir çocuğun hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındığı bildirildi. İsrail güçlerinin bölgedeki üniversite çevresi ve evlere düzenlediği baskınlarda çok sayıda adrese girildiği ve en az 5 Filistinlinin gözaltına alındığı kaydedildi.
Yerleşimcilerden mülklere ve tarım arazilerine saldırı
Güneydeki Mesafir Yatta bölgesinde yer alan Vadi el-Rehim mevkisindeki bir taş ocağını hedef alan yerleşimciler, iş makinelerini ve araçları ateşe vererek duvarlara ırkçı sloganlar yazdı. Benzer şekilde Ramallah’ın kuzeybatısındaki Burka köyünde asırlık zeytin ağaçları yakılırken, Semu beldesinde ise yerleşimcilerin 170 küçükbaş hayvanı gasbettiği ve sivilleri darp ettiği aktarıldı.
Kusra beldesinde 13 gündür süren abluka
Nablus’un güneyinde yer alan Kusra beldesine bağlı Ras el-Ayn bölgesindeki Filistinli ailelere yönelik abluka 13. gününe girdi. Temel gıda, su ve ilaç tedarikinin engellendiği bölgede yaşayan sivillerin zorunlu göçe zorlandığı ifade ediliyor.
Gelişmelere ilişkin değerlendirmede bulunan Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, ordunun ve yerleşimcilerin Kusra beldesine yönelik kuşatmayı sürdürerek su kaynaklarını kestiğini belirtti. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Filistin Ofisi Direktörü Ajith Sunghay ise Batı Şeria’daki durumun çöküşün eşiğine geldiğini vurgulayarak uluslararası toplumun duruma müdahale etmesi gerektiğini ifade etti.



