İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik sürdürdüğü saldırılar ve uyguladığı sıkı abluka, bölgede yerinden edilen yüz binlerce Filistinliyi en temel insani ve hijyenik ihtiyaçlardan dahi mahrum bırakıyor. Konutların yüzde 90’ından fazlasının yıkıldığı ya da ağır hasar aldığı Gazze’de, çadır kentlerde yaşayan siviller mahremiyetten yoksun, hijyen standartlarından uzak ve “Taş Devri”ni andıran derme çatma tuvalet düzenekleriyle hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Deyr el-Belah’taki çadır kamplarında barınan 5 çocuk annesi İman Şamya, ileri evre akciğer kanseri olan eşi ve çocuklarıyla birlikte yaşadıkları çadırda en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamadıklarını belirtti. Şamya, çadırların arasına kazılan fosseptik çukurlarının üzerine kurulan ve kapı yerine bez parçaları asılan ilkel yapıların özellikle kadınlar, çocuklar ve hastalar için dayanılmaz bir çileye dönüştüğünü aktardı.
İkinci el klozet fiyatları 600 doları aştı
Abluka nedeniyle sıhhi tesisat ve yapı malzemelerinin Gazze’ye girişine izin verilmemesi, piyasada benzeri görülmemiş bir karaborsaya yol açtı. İkinci el, kırık ya da enkazdan çıkarılmış eski bir klozet taşının fiyatı 1.500 ile 2.000 şekel (yaklaşık 500 ila 670 dolar) seviyesine kadar fırladı.
Bölgedeki sıhhi kriz ve tedarik tablosunda öne çıkan veriler şunlardır:
-
Plastik Sandalyeden İlkel Çözüm: Fahiş fiyatlar nedeniyle yeni klozet alamayan aileler, plastik sandalyelerin ortasını kesip altına kum torbaları yerleştirerek kendi imkanlarıyla oturak inşa ediyor.
-
Aşırı Kullanım ve Kuyruklar: Kamplardaki ortak tuvaletlerde tek bir kabini ortalama 20 ila 25 kişi paylaşmak zorunda kalıyor; kadın ve erkekler için ayrı alanlar bulunmuyor.
-
Su ve Temizlik Maddesi Kıtlığı: Sabun, dezenfektan ve tuvalet kağıdının lüks haline geldiği kamplarda su şebekeleri haftada yalnızca bir kez çalışıyor.
BM raporları: Nüfusun yüzde 60’ı atık sularla iç içe yaşıyor
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) ve WASH (Su, Sanitasyon ve Hijyen) gruplarının saha raporları, Gazze’deki nüfusun yalnızca yarısının temel sanitasyon hizmetlerine erişebildiğini gösteriyor. Araştırmalara göre sivillerin yüzde 60’ı, yaşam alanlarının 10 metreden daha yakınında bulunan açık fosseptik çukurları ve atık sularla doğrudan temas halinde bulunuyor.
Salgın hastalık ve enfeksiyon dalgası
Aksa Şehitleri Hastanesi Acil Servis Doktoru Ahmed el-Cedi, çadır kentlerdeki yetersiz hijyen koşullarının sağlık sistemini kilitlediğini ifade etti.
Hastanelere her gün ağır ishal vakaları, bulaşıcı deri hastalıkları ve sindirim sistemi enfeksiyonlarıyla çok sayıda çocuk ve yaşlı hastanın başvurduğunu belirten El-Cedi, yıkanma imkanının haftada bire düştüğü bu ilkel ortamın ciddi bir halk sağlığı felaketini körüklediği uyarısında bulundu. Ticaret Odası temsilcileri ise UNICEF, WFP ve yardım kuruluşlarının yardım taleplerine rağmen İsrail sınır kapılarındaki keyfi kısıtlamaların sürdüğünü kaydediyor.



