İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz’ın “Güney Lübnan üzerindeki güvenlik kontrolünü pekiştiriyoruz” şeklindeki açıklaması, sıradan bir askeri ilerleyişin ötesinde bölgedeki güç dengelerini yeniden tanımlayan stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Katz, stratejik Ali et-Tahir tepelerinin kontrol altına alınmasının İsrail’in oluşturduğu “güvenlik kuşağını” tahkim ettiğini belirterek ordunun bu noktadan kesinlikle çekilmeyeceğini duyurdu.
İsrail ordusu, 36. Tümen birliklerinin bölgede yürüttüğü operasyonlarla Hizbullah’ın yaklaşık 20 yıldır inşa ettiği yer altı tünellerini, operasyon odalarını ve cephanelikleri etkisiz hale getirerek alanda hem yer üstünde hem de yer altında operasyonel kontrol sağladığını açıkladı.
Güvenlik analizlerine göre Katz’ın bu hamlesi 3 ana eksene dayanıyor:
1. Coğrafyayı bölgesel nüfuzu kırma aracına dönüştürmek
İsrail’in sahada kurduğu ve Şakif Kalesi ile Ali et-Tahir tepelerini de içine alan “Sarı Hat”, Litani Nehri’nin kuzeyine uzanarak yaklaşık 600 kilometrekarelik bir alanı ve 10 kilometrelik bir derinliği kapsıyor.
Bu durum, askeri bir operasyon sınırını aşarak kalıcı bir güvenlik ve doğrudan gözetleme sahası inşa edildiğini gösteriyor. İsrail, Hizbullah’ın lojistik ve savunma üslerini doğrudan kendi denetimine alarak Tahran’ın kuzey sınırındaki en kritik askeri ve caydırıcı kartını elinden almayı hedefliyor.
2. Umman üzerinden iletilen İran uyarılarına meydan okuma
Ali et-Tahir tepeleri, yerel çatışma ile küresel diplomasi arasındaki en hassas kavşaklardan birini temsil ediyor. Tahran ile Washington arasında arabuluculuk yapan Umman Sultanlığı üzerinden söz konusu tepeye yapılacak operasyonun yaratacağı ağır risklere dair İsrail’e uyarılar iletilmişti. Bu tepenin ele geçirilmesi, İsrail güvenlik kuşağının doğrudan Nebatiye kentinin sınırlarına dayanması anlamına geliyor.
İsrail’in bölgesel ikazlara rağmen kontrol ilan etmesi; Tahran’a yönelik “diplomatik kanallara ve bölgesel tehditlere aldırmaksızın Hizbullah altyapısını temizleme” mesajı taşırken, İran’ın bölgedeki caydırıcılık prestijini zayıflatmayı amaçlıyor.
3. Sahadaki fiili durumla diplomatik şartları dikte etmek
Söz konusu hamle, İran ile ABD arasında yeniden tırmanan gerilim ve askıda bekleyen müzakerelerle doğrudan örtüşüyor. Tahran tüm cephelerin eşzamanlı durmasını ve krizlerin birbirine bağlanmasını talep ederken, İsrail sahada kurduğu 3-4 kilometrelik “Gri Hat” ve stratejik tepe hakimiyetiyle Lübnan’ı diğer dosyalardan tamamen ayrıştırmaya çalışıyor.
Tel Aviv, gelecekteki olası bir çekilmeyi Hizbullah’ın tamamen silahsızlandırılması ve Lübnan ordusunun egemenliği şartına bağlayarak; Tahran’ın Güney Lübnan cephesini Washington’a karşı bir pazarlık ve baskı unsuru olarak kullanma stratejisini felç etmeyi hedefliyor.



