İranlı yazar ve analist Hadi Dellul’un katıldığı bir Lübnan televizyon kanalında, İsrail’in Güney Lübnan’da yürüttüğü geniş çaplı yıkım ve buldozerleme faaliyetlerine karşı Tahran yönetiminin neden askeri bir gerilim tırmandırmadığı sorusuna verdiği “Güney yıkıldı ve bitti” şeklindeki yanıt, ülkede büyük bir öfke dalgasına ve siyasi tartışmaya yol açtı.
Dellul’un bölgenin kaderine karşı takındığı kayıtsız tavır, sosyal medya platformlarında binlerce Lübnanlı kullanıcı, aktivist ve aydın tarafından sert tepkiyle karşılandı.
Lübnanlılardan tepki: “Güney pazarlık kozu değil”
Dellul’un sözlerini Lübnan’ın egemenliğini ve halkının fedakarlıklarını hiçe sayan bir yaklaşım olarak niteleyen vatandaşlar tepkilerini şu başlıklarla dile getirdi:
- Vekalet savaşı eleştirisi: Lübnanlı kullanıcılar, ülkenin kaynaklarının ve insanının bölgesel güçler tarafından dış politika pazarlıklarında harcandığını savunarak, “Ülkeyi kendi çıkarları uğruna ateşe attılar, şimdi kriz büyüyünce ‘Güney bitti’ diyerek sorumluluktan kaçıyorlar” eleştirisinde bulundu.
- Tarih ve hafıza vurgusu: Çok sayıda yazar ve aktivist, Güney Lübnan’ın haritada basit bir kara parçasından ibaret olmadığını, buldozerlerin ve bombaların köylerin ruhunu yok edemeyeceğini vurguladı. Yapılan yorumlarda “Yıkılan yer yeniden inşa edilir; Güney yaralıdır ancak ölü değildir, kimsenin masadaki pazarlık kağıdı da değildir” ifadeleri öne çıktı.
İran Büyükelçiliği’nden resmi açıklama
Yükselen tepkiler üzerine İran İslam Cumhuriyeti’nin Beyrut Büyükelçiliği, X (eski adıyla Twitter) hesabı üzerinden resmi bir açıklama yayımlayarak duruma müdahale etti:
- Kişisel görüş vurgusu: Büyükelçilik, Lübnan medyasında Güney Lübnan’daki gelişmelere dair yer alan ve resmi İran tutumuymuş gibi yansıtılan açıklamaların yalnızca şahısların kendi kişisel değerlendirmeleri olduğunu duyurdu.
- Yetkili temsilci uyarısı: İran’ın ve büyükelçiliğin resmi pozisyonunun yalnızca yetkili resmi sözcüler ve diplomatik makamlar aracılığıyla temsil edilebileceğinin altı çizildi.
Büyükelçiliğin açıklamasına paralel olarak bazı yorumcular da Tahran’ın uzun yıllardır Lübnan’ın güneyine sağladığı yeniden imar ve insani yardım projelerini hatırlatarak, televizyon ekranlarında sarf edilen bireysel bir cümlenin Tahran’ın kurumsal duruşuyla özdeşleştirilmemesi gerektiğini savundu.



