Güney Lübnan’da Nebatiye ve İklim et-Tuffah bölgelerine hakim konumdaki stratejik “Ali et-Tahir” Tepesi, İsrail ile Hizbullah arasındaki savaşın en kritik cephelerinden biri haline geldi. Yaklaşık 600 metre rakımda ve İsrail sınırına 15 kilometre mesafede yer alan tepe için Tel Aviv yönetimi, 3 Eylül’de yer üstünde ve tüneller dahil yer altında “operasyonel kontrol” sağladığını duyurdu. Ancak sahadaki veriler, olayın ani bir baskın değil, haftalarca süren yoğun bir yıpratma savaşı olduğunu gösteriyor.
Şakif Kalesi’nden İklim et-Tuffah’a uzanan dağ silsilesinin kilidi sayılan tepe; İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ordu komutanlığı tarafından zafer anlatısının merkezine yerleştirilirken, askeri uzmanlar durumun sahadaki dengeleri tamamen değiştirip değiştirmediğini tartışıyor.
Taktik ilerleyiş ve yer altı savaşı
Siyasi analist Halil Nasrallah, İsrail ordusunun tepeye doğrudan kitlesel bir kara taarruzuyla giremediğini, çatışmalarda tank mürettebatından kayıplar ve çok sayıda yaralı verdiğini belirtti. Sürecin zamanla hava bombardmentımanı, topçu ateşi, istihbarat ve kuşatma taktiğine evrildiğini ifade eden Nasrallah, kontrol ilanının askeri bir gereklilik kadar İsrail kamuoyuna ve kuzey sakinlerine “başarı sunma” amacı taşıyan siyasi bir boyutu olduğunu savundu.
Bölgedeki yer altı varlığına dikkat çeken araştırmacı Joe Macaron ise çatışmanın doğasını şu noktalarla özetledi:
- Tünel ağları ve aşamalı boğma: Tepenin kuzey ve güney uzantılarına sahip karmaşık bir tünel şebekesini barındırması, İsrail birliklerini doğrudan hücum yerine giriş noktalarını kuşatarak alanı kademeli biçimde nefessiz bırakma taktiğine yöneltti.
- Operasyonel kontrol ne anlama geliyor?: İlan edilen durumun daimi ve mutlak bir varlıktan ziyade, İsrail ordusunun bölgede serbestçe hareket edebilme ve Hizbullah unsurlarını geri itme kabiliyeti anlamına geldiği kaydedildi.
- Kalıcı tampon bölge sorusu: Tel Aviv’in altyapıyı imha edip çekilip çekilmeyeceği ya da burayı inşa etmek istediği “güvenlik kuşağına” kalıcı olarak ekleyip eklemeyeceği henüz belirsizliğini koruyor.
Tek bir tepe dengeyi bozar mı?
Analist Ali Haydar, Hizbullah cephesinden henüz detaylı bir karşı açıklama gelmemesi sebebiyle sahadaki kesin bilançonun tek taraflı iddialara dayandığını hatırlattı. Ali et-Tahir’in taktik açıdan geniş bir görüş ve ateş menzili sağladığını kabul eden Haydar, yine de bu başarının abartılmaması gerektiği uyarısında bulundu:
- Topyekun denge değişmedi: Güney Lübnan’daki savaşın tek bir tepeye indirgenemeyeceğini vurgulayan uzmanlar, çatışmanın asıl belirleyicisinin yıpratma savaşı, manevra kabiliyeti ve füze misillemeleri olduğunu kaydediyor.
- Aylarca süren direniş: Hizbullah unsurlarının yoğun bombardımana rağmen tüneller ve dağlık alanda uzun süre mevzilerini korumuş olması, bölgedeki savaş potansiyelinin tamamen tükenmediğini gösteriyor.
Ali et-Tahir Tepesi’ndeki operasyonel kontrol ilanı Tel Aviv için önemli bir taktik kazanım sağlasa da uzmanlara göre bu gelişme çatışmanın nihai sonunu değil; tampon bölge, sınır güvenliği ve bölgesel gerilim ekseninde Lübnan’ın güneyinde başlayacak daha karmaşık bir mücadele evresini işaret ediyor.



