Namaz vakitleri —
  • İmsak 00:00
  • Güneş 00:00
  • Öğle 00:00
  • İkindi 00:00
  • Akşam 00:00
  • Yatsı 00:00
  • Sonraki namaza kalan süre
    00
    SAAT
    :
    00
    DAKİKA
    :
    00
    SANİYE
  1. Haberler
  2. İslam Dünyası
  3. Esad sonrası Suriye parlamentosunda kadınlar: Temsiliyet mi, sembolizm mi?

Esad sonrası Suriye parlamentosunda kadınlar: Temsiliyet mi, sembolizm mi?

Esad sonrası ilk Suriye Halk Meclisi'nde 22 kadın milletvekili yer aldı; temsil oranı ve yasal reformlar tartışılıyor.

Esad sonrası Suriye parlamentosunda kadınlar: Temsiliyet mi, sembolizm mi?
Google'da Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Suriye’de Baas rejiminin devrilmesinin ardından oluşturulan ilk geçiş dönemi parlamentosunda görev alacak isimlerin belirlenmesiyle birlikte, yeni yasama organında kadınların siyasi temsiliyeti ve karar alma süreçlerindeki rolü gündemin merkezine oturdu. Toplam 210 sandalyeli Suriye Halk Meclisi’nde kadınlar yalnızca 22 koltuk kazanarak meclisin yaklaşık yüzde 10,5’ini oluşturdu.

Anayasal Bildirge kapsamında meclisin üçte ikisini oluşturan 140 üye seçim kurulları aracılığıyla belirlenirken, kalan 70 üye ise Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara tarafından doğrudan atandı. Seçim kurullarından yalnızca 7 kadın meclise girebilirken, Şara’nın açıkladığı kontenjandan 15 kadının atanmasıyla kadın milletvekili sayısı 22’ye ulaştı.

“Sembolizm dönemi bitti, acıları yasalara dönüştüreceğiz”

2017 yılındaki Han Şeyhun kimyasal saldırısında ailesinden 25 kişiyi kaybeden ve Cumhurbaşkanlığı kontenjanından meclise atanan milletvekili Fatıma el-Yusuf, meclisteki varlığını sembolik bir unvan olarak görmediğini vurguluyor. Yusuf, öncelikli yasa teklifi hedeflerini şu başlıklar altında sıraladı:

  • Şiddet ve Ayrımcılıkla Mücadele: Ev içi şiddet ve kadınlara yönelik her türlü psikolojik, fiziksel ve ekonomik baskıyı suç sayan kapsamlı bir koruma yasasının çıkarılması.

  • Ekonomik ve Hukuki Güçlendirme: Eşit işe eşit ücret, annelik haklarının korunması, hamilelik veya evlilik nedeniyle işten çıkarmaların yasaklanması ve dul kadınlara faizsiz iş kredisi sağlanması.

  • Geçiş Dönemi Adaleti: Savaş suçlarının belgelenmesi, tazminat süreçleri ve yeniden inşa komisyonlarında kadın mağdurların doğrudan temsil edilmesi.

  • Eğitim ve Sağlık: Eğitimi yarıda kalan kız çocuklarının okullara kazandırılması, erken yaşta evliliklerin önlenmesi ve anne-çocuk sağlığı hizmetlerinin ücretsiz sunulması.

Eski İdlib Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Necva Behcet Kisas da geçiş sürecinin kurucu bir aşama olduğunu belirterek, kadınların sadece kadın hakları alanında değil meclisin tüm ihtisas komisyonlarında aktif rol alması gerektiğini ifade etti.

Sivil toplumdan yüzde 30 kota çağrısı

Kadın milletvekillerinin varlığı olumlu bir adım olarak değerlendirilse de sivil toplum temsilcileri ve hukukçular temsil oranının düşüklüğüne dikkat çekiyor. Sivil toplum aktivisti Galia el-Rahhal, Suriye nüfusunun yarısını oluşturan kadınların parlamentoda yalnızca onda bir oranında temsil edilmesinin bölgesel (yüzde 16,7) ve küresel (yüzde 27,5) ortalamaların oldukça gerisinde kaldığını belirtti.

Atama yönteminin geçici bir denge aracı olabileceğini ancak kadınların bağımsız siyasi aktörler olarak doğrudan halk oyuyla seçilmesinin esas olduğunu vurgulayan hak savunucuları; kalıcı anayasada ve seçim kanununda en az yüzde 30’luk bağlayıcı bir kadın kotasının yer almasını talep ediyor. Hukukçu İman Şahud ise etnik, dini ve toplumsal çeşitliliğin sadece görünürlükte kalmaması, tüm Suriyelileri kapsayan adil yasal düzenlemelere dönüştürülmesi gerektiğini kaydetti.

Esad sonrası Suriye parlamentosunda kadınlar: Temsiliyet mi, sembolizm mi?

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.