İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, işgal altındaki Golan Tepeleri üzerindeki İsrail hakimiyetini dini ve tarihi anlatılara dayandıran açıklamaları geniş çaplı tepkiye yol açtı. Kolombiya’nın İsrail’in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tanıdığını duyurmasının ardından yayımlanan bir video kaydında konuşan Netanyahu, “Burası bizim toprağımız ve daima bizim kalacak” ifadelerini kullandı.
Açıklamasında Hazreti Musa dönemine atıfta bulunarak bölgede köklü bağları olduğunu öne süren Netanyahu’nun bu tezi, tarihçiler, ilahiyatçılar ve sosyal medya kullanıcıları tarafından sert bir dille eleştirildi. Uzmanlar, tarihi ve dini metinlerin Hazreti Musa’nın Mısır’da doğup büyüdüğünü ve bölgeden yalnızca geçici olarak geçtiğini ortaya koyduğunu hatırlatarak, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve işgali meşrulaştırma çabası taşıdığını vurguladı.
Tarihi çarpıtma ve uluslararası hukuk vurgusu
Sosyal medyada ve kamuoyunda yükselen tepkilerde, İsrail yönetiminin uluslararası hukuka dayalı haklı bir zemin bulamadığı için dini mitlere sığındığına dikkat çekildi. Kullanıcılar ve analistler, toprak gaspı ve sınır genişletme politikalarının tarihi çarpıtmalarla örtbas edilemeyeceğini ifade etti.
Tepkilerde öne çıkan temel noktalar şu şekilde sıralandı:
-
BM Kararı 497: Golan Tepeleri’nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 497 sayılı kararı gereğince işgal altındaki Suriye toprağı olduğu, İsrail’in bölgedeki tüm fiili uygulamalarının geçersiz ve yasa dışı sayıldığı yinelendi.
-
Egemenlik meşruiyeti: Toprak egemenliğinin kadim halkların varlığı ve uluslararası hukuk normlarıyla belirlendiği, bayrak dikmenin ya da arkeolojik manipülasyonların işgale meşruiyet kazandırmayacağı vurgulandı.
Bölge ülkeleri ve Arap Birliği’nden kınama
Kolombiya’nın söz konusu egemenlik tanıma adımı ve Netanyahu’nun kışkırtıcı söylemleri yalnızca kamuoyunda değil, diplomatik arenada da sert kınamalara sahne oldu. Suriye, Katar, Suudi Arabistan, Irak, Mısır ve Arap Birliği art arda yayımladıkları bildirilerle kararı kınadı. Yapılan ortak açıklamalarda, söz konusu adımın Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ne ve uluslararası kararlara açık bir aykırılık teşkil ettiği belirtildi.
Golan Tepeleri’nin hukuki statüsü
Suriye’nin güneybatısında stratejik bir konuma sahip olan Golan Tepeleri, 1967 yılındaki Altı Gün Savaşı sırasında İsrail tarafından işgal edilmiş ve 1981 yılında tek taraflı olarak ilhak edilmişti. Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplum, Golan Tepeleri’ni İsrail tarafından işgal edilmiş Suriye toprağı olarak kabul etmeyi sürdürüyor.



