İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz’ın işgal altındaki Batı Şeria’da kolluk kuvveti yetkilerini İsrail ordusundan alıp aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’e bağlı sivil polis teşkilatına devretme kararı, uluslararası hukuk uzmanları ve Filistinli yetkililer tarafından tepkiyle karşılandı. Uzmanlar, bu adımın hem bağımsız bir Filistin devleti kurulmasını tamamen engellemeye hem de bölgeyi fiilen İsrail toprağı statüsüne kavuşturmaya yönelik olduğunu belirtiyor.
Uluslararası hukukun ihlali ve fiili ilhak
Eski Birleşmiş Milletler (BM) yetkilisi Andrew Whitley, söz konusu yetki devrinin açıkça yasa dışı olduğunu ve İsrail’in sahada bir “oldubitti” yaratarak iki devletli çözümü imkânsız hale getirmeyi amaçladığını vurguladı.
Whitley, kararın İsrail iç siyasetinde bir seçim propagandası amacı taşıyabileceğini ancak uygulanması halinde yıkıcı sonuçlar doğuracağını ifade etti. BM ve Güvenlik Konseyi’nin acil önlem alması gerektiğini belirten Whitley, nihai tablonun ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin vetosuna başvurup başvurmayacağına bağlı olacağını kaydetti.
Ordunun sorumluluğunu gizleme taktiği
İsrail meseleleri uzmanı Dr. Mühenned Mustafa, yetki devrinin iki temel hedefi olduğuna dikkat çekti:
-
Statü Değişikliği: Uluslararası hukuka göre işgal altındaki topraklarda asayiş ordunun sorumluluğundadır; polis ise egemen sivil topraklarda görev yapar. Yetkinin polise devri, Batı Şeria’nın “işgal altındaki toprak” değil “İsrail mülkü” olduğu algısını pekiştirmeyi amaçlıyor.
-
Ordunun Aklanması: Kararla birlikte İsrail ordusu, aşırı sağcı yerleşimcilerin sivillere yönelik saldırılarındaki sorumluluktan sıyrılacak ve yetki tamamen yerleşimci kökenli bakan Ben-Gvir’in yönettiği emniyet birimlerine geçmiş olacak.
“Oslo mutabakatı ve statüler tamamen fiilen bitti”
Filistin Ulusal Girişimi Genel Sekreteri Dr. Mustafa el-Bergusi ise kararın, Batı Şeria’da yaşayan silahsız Filistinlilere yönelik baskıyı resmileştirme ve tam ilhakı tamamlama stratejisinin parçası olduğunu ifade etti.
Kabinede kritik görevlerde bulunan Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich gibi isimlerin doğrudan yasa dışı yerleşimlerde yaşadığını hatırlatan Bergusi; sahada artık Oslo Anlaşması’ndan kalan A, B ve C bölgeleri ayrımının geçerliliğini yitirdiğini dile getirdi. Bergusi, sadece siyasi açıklamaların yeterli olmadığını belirterek uluslararası toplumun ve bölge ülkelerinin Tel Aviv yönetimine karşı somut yaptırımlar uygulaması gerektiğini savundu.



