İsrail hükümeti, Batı Şeria’daki yerleşim birimleri arasındaki ulaşım ağını genişletmek ve “güvenlik” gerekçesiyle yeni yollar inşa etmek için 1 milyar şekeli aşkın devasa bir bütçe ayırma kararı aldı. İsrail basınına yansıyan bilgilere göre, bu adım bölgedeki yerleşimci altyapısını güçlendirmek adına atılan en büyük adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Stratejik yerleşimler ve “tarihi” karar
İsrail Kanal 14’ün aktardığına göre, ayrılan bütçe sadece yeni kurulan yerleşim birimlerini değil, aynı zamanda Kuzey Batı Şeria’da tahliye edilmiş olan Homesh, Sanur, Ganim ve Kadim bölgelerini de kapsıyor. İsrail hükümeti, kabine kararıyla oluşturulan veya oluşturulması planlanan çok sayıda yeni yerleşim bölgesini bu ulaşım ağına entegre etmeyi hedefliyor.
İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, kararı “tarihi” olarak nitelendirerek, bunun stratejik bir zorunluluk olduğunu savundu. Smotrich, “Güvenlik ve yerleşim disiplini alanında bir devrim yapıyoruz. 100’den fazla yerleşim kümesini ve 160 çiftliği kapsayan bu plan, ulaşımı daha organize ve güvenli hale getirecek” ifadelerini kullandı.
Bütçenin paylaşımı ve güvenlik vurgusu
Toplamda 1.075 milyar şekel olarak belirlenen bütçenin, Ulaştırma Bakanlığı ile Savunma Bakanlığı (Ordu) arasında paylaştırılacağı belirtildi. Bakanlıklar, bu kaynağı standart kalkınma projelerinin ötesinde, “acil güvenlik altyapısı” ihtiyacını karşılamak için kullanacaklarını açıkladı. Bu durum, yolların hem lojistik hem de askeri güvenlik unsurlarını birleştiren bir yapıda inşa edileceği anlamına geliyor.
Uluslararası hukuk ve “iki devletli çözüm” riski
Söz konusu karara uluslararası toplumdan tepkiler gelmeye devam ediyor. Birleşmiş Milletler (BM), İsrail’in işgal altındaki topraklarda yürüttüğü yerleşim faaliyetlerinin “uluslararası hukuka aykırı” olduğunu defalarca vurgulamıştı.
BM raporlarına göre, bu tür yapısal yatırımlar:
-
Bölgedeki Filistin topraklarının parçalanmasına yol açıyor.
-
“İki devletli çözüm” modelinin hayata geçirilmesini teknik olarak imkansız hale getiriyor.
-
Bölgedeki çatışma riskini kalıcı olarak artırıyor.
İsrail hükümetinin bu adımı, uluslararası çağrılara rağmen Batı Şeria’daki yerleşimci ağını tahkim etme ve bölgedeki askeri kontrolünü kalıcı bir altyapıyla pekiştirme politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.



