Nablus’un doğusunda yer alan Yanon köyünde, yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen okul yıkımı, bölgedeki Filistin varlığını tamamen silmeye yönelik sistematik bir planın son halkası olarak görülüyor. Sekiz ay önce yerleşimcilerin baskıları nedeniyle boşaltılmak zorunda kalan Yanon’da, okulun yıkılması sadece bir binanın yok edilmesi değil, bölge sakinlerinin topraklarına geri dönme umudunun da hedeflenmesi anlamına geliyor.
“Bir okuldan fazlası”: Varlığın son kalesi yıkıldı
Yanon köyü, bir zamanlar tarım ve hayvancılıkla geçinen köklü bir topluluktu. Ancak çevresindeki yerleşim birimlerinin genişlemesi ve sürekli hale gelen saldırılar, köyün sekiz ay önce tamamen boşaltılmasına neden oldu. Şimdi ise geride kalan tek “yaşam emaresi” olan Karma İlköğretim Okulu hedef alındı.
Yanon Köy Meclisi Başkanı Raşid Marar, bu yıkımın münferit bir olay olmadığını vurguluyor:
“Okulun yıkılması, Yanon’da Filistin varlığını kanıtlayan her şeyi ortadan kaldırma ve halkın evlerine geri dönme fikrini zihinlerden silme politikasının bir parçasıdır. Okul, sadece sınıflardan ibaret değildi; Yanon’da hayatın merkeziydi. Okulun yıkılması, burayı tamamen Filistinlilerden arındırılmış bir bölgeye dönüştürme mesajıdır.”
Eğitim hakkına sistemli saldırı
Nablus Eğitim ve Öğretim Müdürlüğü Medya Direktörü İyad Avad ise bu saldırının uluslararası hukuku hiçe sayan bir tavır olduğunu belirtti. Avad, “Yanon Okulu’na yönelik saldırı, eğitim hakkına yapılmış ağır bir ihlaldir. Okulun yıkılması, çocukların güvenli ve istikrarlı bir ortamda eğitim alma hakkının elinden alınması ve Filistinli eğitim kurumlarına yönelik yürütülen sistemli politikanın bir yansımasıdır” ifadelerini kullandı.
Stratejik bir boşaltma aracı: Eğitim kurumları
Gözlemciler, Filistin’in kırsal ve bedevi bölgelerindeki eğitim kurumlarının hedef alınmasının tesadüf olmadığını savunuyor. Bir topluluğun okulunun olması, o topluluğun orada “yaşamaya devam edeceği” anlamına geliyor. Okulun yokluğu ise şu sonuçları doğuruyor:
-
Zorunlu göç: Aileler, çocuklarının eğitimi için daha güvenli ve okulu olan bölgelere taşınmaya zorlanıyor.
-
Bağların koparılması: Köy merkezi boşaltıldığında, geri dönüş için hiçbir “tutunacak dal” kalmıyor.
-
Arazi gaspı: Okulun ve kamu binalarının yıkılmasıyla, yerleşimcilerin bölgedeki kontrolü daha da pekişiyor.
Yanon’un, Akraba kasabasının doğusunda bulunan en eski tarımsal yerleşimlerden biri olduğu biliniyor. Ancak çevresindeki yerleşimci ağının büyümesiyle birlikte, Yanon sakinleri uzun yıllardır saldırı ve tacizlerin merkezinde kaldı. Bugün okulun yıkılmasıyla birlikte, Yanon artık sadece bir coğrafi yer olarak değil, Filistinlilerin topraklarına duyduğu aidiyetin ve direncin “fiziksel” olarak yok edilmeye çalışıldığı bir bölge haline gelmiş durumda.



