ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında İran ile yürütülen müzakerelere dair kritik açıklamalarda bulundu. Tahran yönetiminin inkarlarına rağmen temasların sürdüğünü belirten Trump, mevcut sürecin İran için bir anlaşmaya varmak adına “son şans” olduğunu vurguladı.
Trump, sürecin iki aşamadan oluştuğunu aktararak; ilk aşamanın Hürmüz Boğazı’nın seyrüsefere tamamen açılması, ikinci aşamanın ise İran’ın nükleer kapasitesinden arındırılması olduğunu dile getirdi. ABD’nin boğaz üzerinde tam bir askeri denetimi olduğunu savunan Trump, İran’ın geçişlerden harç veya vergi talep etmesine izin verilmeyeceğini yineledi.
İptal edilen saldırı ve “en büyük darbe” iddiası
Konuşmasında bölgesel aktörlerin devreye girmesine değinen Trump, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’ın talepleri doğrultusunda İran’a yönelik planlanan geniş çaplı bir askeri harekatı son anda askıya aldığını iddia etti. Söz konusu saldırının gerçekleşmesi halinde “İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yapılan en büyük operasyon” olacağını öne süren Trump, Tahran’ın masadaki fırsatı değerlendirmemesi durumunda askeri seçeneğin kaçınılmaz olacağı uyarısında bulundu.
Tahran iddiaları yalanladı: “ABD ile doğrudan temas yok”
Trump’ın açıklamalarına İran kanadından yanıt gecikmedi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile doğrudan herhangi bir müzakere yürütülmediğini açıkça ifade etti.
-
Müzakere adresi Umman: İranlı yetkililer, doğrudan Washington ile değil, yalnızca Umman kanalı üzerinden seyrüsefer güvenliğine ilişkin teknik görüşmeler yapıldığını belirtti.
-
Gemi geçiş şartları: Tahran yönetimi, ABD’nin uyguladığı deniz ablukası ve askeri baskılar sona ermeden Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş rejiminin savaş öncesi durumuna dönmeyeceğini bildirdi.
Washington ile Tahran arasındaki karşılıklı açıklamalar ve Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri varlık, diplomatik çözüm arayışlarının kritik bir eşikte olduğunu gösteriyor.



