İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ailesinin, 27 Ekim 2026 tarihinde yapılması planlanan seçimler öncesinde güvenlik protokollerini genişletmek için yoğun çaba sarf ettiği iddia ediliyor. Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, Netanyahu’nun yakın çevresi, seçimleri kaybetme ihtimaline karşı “Şabak” (İsrail İç Güvenlik Teşkilatı) korumasının aile üyeleri için beş yıl daha uzatılmasını talep ediyor.
Haberde, Başbakan’ın eşi Sara Netanyahu’nun talebinin daha da ileri giderek, korumanın “ömür boyu” sürmesi yönünde olduğu ifade ediliyor. Bu taleplerin, İsrail güvenlik kurumları içerisinde ciddi bir tartışma ve görüş ayrılığı yarattığı belirtiliyor.
Seçim kaygısı ve aile güvenliği
Netanyahu ailesinin güvenlik talebi, İsrail siyasetinde önceki dönem başbakanlarıyla kıyaslandığında “ayrıcalıklı” bir uygulama olarak dikkat çekiyor. Daha önceki görev yapan Başbakanlar Naftali Bennett ve Yair Lapid’in çocuklarının şu an herhangi bir resmi korumaya sahip olmaması, Netanyahu ailesine tanınması istenen bu “istisnai” durumun sorgulanmasına neden oluyor.
Netanyahu’nun yakınları, son dönemdeki savaş ortamı ve değişen güvenlik tehditlerinin, aile bireylerinin korunması konusunda “yeni bir değerlendirme” yapılmasını zorunlu kıldığını savunuyor. Ancak güvenlik çevreleri, asıl motivasyonun seçim yenilgisi korkusu olduğu yorumlarını yapıyor.
Güvenlik kurumları arasında görüş ayrılığı
Şabak bünyesindeki yetkililer, söz konusu talebin karara bağlanmasını sürekli erteliyor. Tartışmanın odağında ise Başbakan’ın kendi güvenliği değil, eşi ve çocuklarına yönelik koruma süresi yer alıyor.
-
Netanyahu’nun durumu: Mevcut düzenlemelere göre, görevden ayrıldıktan sonra Başbakan 20 yıl boyunca Şabak koruması alma hakkına sahip. 76 yaşındaki Netanyahu, bu düzenlemeyle 96 yaşına kadar korunabilecek.
-
Ailenin durumu: Tartışma, görev süresi dolduğunda ailenin koruma altında kalıp kalmayacağı noktasında kilitlenmiş durumda.
Eğer Netanyahu seçimleri kaybederse, yeni hükümetin başbakanının ailesine yönelik böylesi geniş bir güvenlik maliyetini üstlenip üstlenmeyeceği ise belirsizliğini koruyor. İsrail İç Güvenlik Komitesi, bu konudaki nihai kararını henüz vermiş değil.



