İsrail Kanal 14’ün ismini açıklamadığı kaynaklara dayandırdığı haberine göre, İsrail siyasi ve askeri yönetimi İşgal altındaki Batı Şeria’da geniş çaplı yeni saldırı operasyonlarını onayladı. Güvenlik birimlerinin bölgedeki stratejisini “savunmadan saldırıya” geçireceği belirtilirken, Batı Şeria’nın patlamaya hazır bir cephe olarak değerlendirildiği ifade edildi. Gazze savaşının başından bu yana öncelik sırasında geride kalan bölgeye, operasyonların artırılması ve yerleşim yerlerinin güvenliği gerekçesiyle daha fazla askeri kaynak aktarılacak.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Batı Şeria’ya ilişkin yaptığı açıklamada sert tehditlerde bulundu. Katz, bölgedeki direniş gruplarının karşı koyması halinde Gazze ve Lübnan’da uygulanan yöntemin devreye sokulacağını belirterek Gazze’deki Şucaiyye ve Cibalinya mahallelerinin tamamen yok edildiğini hatırlattı. Başbakan Binyamin Netanyahu ile birlikte orduya talimat verdiklerini kaydeden Katz, saldırıların odak noktası olan mülteci kamplarının işgal edilmesi için incelemelerin başlatıldığını duyurdu.
Nablus’taki Çatışmalar Tırmanışın Miladı Oldu
Bölgedeki gerilimin tırmanmasında, 24 Temmuz’da Nablus’un güneybatısındaki Til köyünde yaşanan olaylar dönüm noktası oldu. Yaklaşık 20 Yahudi yerleşimcinin köye baskın düzenlemesi üzerine çıkan çatışmalarda İsrail askerlerinin de müdahil olmasıyla aynı aileden 4 Filistinli yaşamını yitirdi, 2 İsrailli öldü. Olayı bir “terör saldırısı” olarak nitelendiren İsrail yönetimi, bölgeye askeri ablukalar uygulayarak en az 80 Filistinliyi gözaltına aldı ve yeni yasa dışı yerleşim birimlerinin inşasını hızlandırdı.
Mülteci Kamplarına İşgal ve İnsan Hakları Uyarısı
İsrail Savunma Bakanlığı, 28 Temmuz’da Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ve Şin-Bet yetkilileriyle yapılan toplantının ardından Cenin, Tulkarem ve Nur Şems modellerinin yeni bir mülteci kampında da uygulanacağını açıkladı. Birleşmiş Milletler verilerine göre bahsi geçen üç kamptan 35 binden fazla Filistinli evlerine dönemezken, İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) İsrail’in bu hamlelerinin zorla yerinden etme, savaş suçu ve insanlığa karşı suç teşkil edebileceği konusunda uluslararası toplumu uyardı.



