Küresel Sumud Filosu bünyesinde yer alan insani yardım aktivistleri, Gazze Şeridi’ne uygulanan ablukayı kırmak amacıyla çıktıkları yolculukta uluslararası sularda işgal güçleri tarafından zorla alıkonularak Aşdod Limanı’na getirildi. Limana getirilen aktivistlerin elleri kelepçeli şekilde yerde bekletildiği sırada Aşırı Sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir’in bölgeye provokatif bir ziyaret gerçekleştirmesi ve esirlere yönelik hakaret içerikli ifadeler kullanması siyasi arenayı hareketlendirdi. Ben Gvir, sivil aktivistlerin maruz kaldığı kötü muameleyi arkasına alarak Başbakan Binyamin Netanyahu’ya bu kişilerin uzun süre cezaevinde tutulması yönünde çağrıda bulundu.
Itamar Ben Gvir’in limandaki şovuna kabine içerisinden ilk sert tepki Dışişleri Bakanı Gideon Saar’dan geldi. Saar, bu skandal görüntülerin Tel Aviv yönetimine uluslararası alanda büyük zarar verdiğini vurguladı.
Kabinede imaj çatışması ve sınır dışı kararı
Dışişleri Bakanı Saar, aşırı sağcı mevkidaşını hedef alarak askerlerin ve diplomatların yürüttüğü profesyonel çabaları sabote etmekle suçladı. Saar, Ben Gvir’e hitaben yaptığı açıklamada, “Bu utanç verici manzara ile devletin imajını bilerek ilk kez zedelemiyorsun, sen bu ülkenin yüzü değilsin” ifadelerini kullandı. Gelişen kriz üzerine Başbakan Netanyahu, limanda yaşanan kötü muamele yöntemlerinin devletin resmi değerleriyle bağdaşmadığını belirterek, gözaltındaki 430 aktivistin en kısa sürede sınır dışı edilmesi talimatını verdi. Başbakanlık Ofisi, insani yardım konvoylarının engellenmesinin meşru bir hak olduğunu savunurken, uygulanan provokatif yöntemi ise eleştirdi.
İnsani yardım gönüllülerine sistematik baskı
Gelişmelerin ardından açıklama yapan esir hakları kuruluşları, sivil dayanışma hareketlerinin gözaltı, işkence ve kötü muamele ile cezalandırılmasını sert bir dille kınadı. Yapılan ortak açıklamada, aktivistlerin Aşdod Limanı’nda maruz kaldığı aşağılayıcı muamelenin Filistin halkını dünyadan izole etme politikasının bir parçası olduğu ifade edildi. Kurumlar, Ben Gvir’in kameralar önünde sergilediği şiddet yanlısı tutumun, cezaevlerindeki Filistinli tutukluların maruz kaldığı sistematik baskı ve gizli işkencelerin dışa vurumu olduğuna dikkat çekti. Türkiye’den hareket eden Küresel Sumud Filosu, Gazze’deki derin açlık ve ilaç krizine dikkat çekmek amacıyla yürütülen son bir yıl içindeki üçüncü büyük küresel organizasyon olarak öne çıkıyor.
