İşgal altındaki Batı Şeria, ordu ile yerleşimci çetelerinin oluşturduğu organik bağla birlikte benzeri görülmemiş bir tırmanışa sahne oluyor. Uzmanlar, İsrail’in geleneksel askeri taktiklerin ötesine geçerek “kesinleşme aşaması” adıyla bilinen ve Filistin varlığını tamamen ortadan kaldırmayı hedefleyen bir süreci devreye soktuğuna dikkat çekiyor.
İsrail meseleleri uzmanı Muhannad Mustafa, Oslo Anlaşması’ndan bu yana yerleşimci toplumun devlet, ordu ve yargı mekanizmalarını sistemli bir şekilde ele geçirerek merkez konuma geldiğini belirtiyor. Günlük hükümet yapısının ve ordudaki kritik komuta kademelerinin dini-siyonist unsurlarla dolması, bu politikanın en belirgin göstergesi olarak öne çıkıyor. Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Israel Katz’ın Cenin, Nur Şems ve Tulkarm kamplarındakine benzer daha geniş çaplı operasyon ve göç tehditleri bu stratejinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Tam Uyum ve Ekonomik Boğma Politikası
İskan ve Duvar Direniş Heyeti Genel Müdürü Amir Daoud, İsrail toplumunun Filistinlileri yok edilebilir bir unsur olarak gören “kurtuluş ideolojisine” doğru kaydığını ifade ediyor. Ordu ile yerleşimciler arasındaki tam uyum sayesinde, yerleşimcilerin kararları ordu tarafından “öz savunma” bahanesiyle sahada hayata geçiriliyor.
Filistin Ulusal Girişimi Genel Sekreteri Mustafa Barguti ise bu varoluşsal savaşın sadece mermilerle sınırlı kalmadığını; 1.300 kontrol noktası, 250 askeri kapı, vergi fonlarının alıkonulması ve ekonomik abluka yoluyla halkın göçe zorlandığını vurguluyor.
Gelecek Senaryoları
Uzmanlar, Batı Şeria’nın geleceğine ilişkin üç ana senaryo üzerinde duruyor:
-
Aşamalı İlhak ve Boşaltma: Oslo Anlaşması’nın (A, B, C bölgeleri) fiilen ortadan kaldırılması ve Batı Şeria’nın %60’ını oluşturan C bölgesinin nüfustan arındırılarak doğrudan ilhama geçilmesi.
-
Sahadaki Direnişle Planın Engellenmesi: Şiddetli baskılara rağmen Filistinli bireylerin topraklarındaki kararlı duruşunun, zorunlu göç planlarını boşa çıkaran en büyük bariyer olmaya devam etmesi.
-
Kapsamlı Konfrontasyon ve Birleşik Liderlik: Filistinlilerin Oslo yanılsamasından vazgeçerek ortak bir ulusal liderlik altında mücadele stratejisi geliştirmesi ve uluslararası baskı mekanizmalarını harekete geçirmesi.



